Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

vaktidir

kadın bir sabah, uyandı yatağında sahipsiz gecesini terk edip. sersem, kurşun gözbebekleriyle, araladı perdeyi. gün cama dayandı, güneşaydı açtı pencereyi soluksuz beton duvar, artık gökyüzü. tablolar aldı şeklini, biblolar reng-i ahenk. kadın “artık vaktidir” dedi. kadın bir sabah, uyandı yatağında oturup düşündü, gecesi biten güne bakıp. usulca tıkırdayan saati işiterek ve kalktı bir kez daha. ufak tefek baş ağrısıyla başa çıkabilecek yaştaydı üstelik. vaktidir artık devam etmenin, yaşamaya da ölmeye de. kadın bir sabah uyandı yatağında. kadın aslında her sabah, uyanıyordu yatağından, olağanüstü olmayan akşamdan, olağanüstü olmayan sabahlara.

tarif

bırak beni, ben bulurum kendimi. sen, seni nasıl bulurum onu anlat. sokağında kaç ağaç var mesela, kaçının altında kediler mırıldar, mesela hangisi daha çok kuş ağırlar. hangisinin dalları balkonlardan içeri sarkar. kaç bakkal dükkânı var sokağında. kaçı adres tarifi edebilir, doğru dürüst. ve bir de kaçı katmaz işine haram. yani senin evini sorsam, “işte tam burada oturuyor, bu kahverengi soluk binada.” daire bilmem kaçta, falanca katta, müzeyyen teyzeye komşu. sorsam kaçta gelir, kaçta gider. kaçta kapanır perdesi, yanar ışığı. yani sorsam söylerler mi, örneğin; hangi kapı zili sana ait, hangi posta kutusu senin. misafir kabul eder misin yatıya, bilirler mi? bunları anlat bana, beni bırak. ben bırakmışım kendimi bulmayı. seni kaybetmeyeyim.

anıların tanzimi

“gök yarılmazsa bu gece, bu gece yağmazsa tepeme ağrısıyla, sancısıyla gece” yatağımda, ölümün titrek pençelerinden kurtulursam şayet, kalkıp yürüyeceğim mezarlıklarda, güneşle bir. birer ölüm daha sipariş edeceğim tanrıya, papatyalarını çürüteceğim avuçlarımda, ayrılıkları, elbette tutacağım. birer çizik daha parlatacağım göğsüme, her ayrılık için bir! bozduracağım bütün düşlerimi, yalnızlıklar satın alacağım turuncu şarkılar yazdıracağım gösteriş olsun diye -sırf gösteriş olsun diye büyük şairlere, hatırladığım şairlere. o günü hatırlatsın diye sırf, bilet koçanlarını saklayacağım. mahvolacağım hatırladıkça o günü. anılarımı ilk istasyonda terk edeceğim. emin-ol. bir daha, akşamları asla yaşamayacağım, durup durup, elim sigarayı bulmayacak. o kış şarkılarını, bir daha ağzıma dolamayacağım, yeminler edeceğim o şarkıları bir daha asla. hediye ettiğin o fuları bir daha asla takınmayacağım. ufak da olsa bir gün minnet duyarsam, ç...

felsefe

ölüyorsun dedi, günden güne, birazdan biraza. ne bıraktın ardına, seni hatırlatabilecek yer, bir anı. ne yaptın da günlerde. geçip gidici, unutulucu. gecelerde rahat uyuyorsun böyle. bir sır mı? felsefe mi bu sende? içiyorsun da ruhuna değmiyor. birebir yüz yüzeydin hayatla. bu acıya nasıl olur da , yenilmeyi becerirsin? ölüyorsun ya hiç sebepsiz. “keşke biraz yarım kalmasaydın.”