kadın bir sabah, uyandı yatağında sahipsiz gecesini terk edip. sersem, kurşun gözbebekleriyle, araladı perdeyi. gün cama dayandı, güneşaydı açtı pencereyi soluksuz beton duvar, artık gökyüzü. tablolar aldı şeklini, biblolar reng-i ahenk. kadın “artık vaktidir” dedi. kadın bir sabah, uyandı yatağında oturup düşündü, gecesi biten güne bakıp. usulca tıkırdayan saati işiterek ve kalktı bir kez daha. ufak tefek baş ağrısıyla başa çıkabilecek yaştaydı üstelik. vaktidir artık devam etmenin, yaşamaya da ölmeye de. kadın bir sabah uyandı yatağında. kadın aslında her sabah, uyanıyordu yatağından, olağanüstü olmayan akşamdan, olağanüstü olmayan sabahlara.