kaçtığın yollar sana çıkıyor, yokuşlar, inginler kemikleşmiş bir istençle duvarlar örüyor, şimdilerde, bir daha kaçamayasın diye. kutuplaştığın bir hayattan, kendini eliyorsun böylece bir daha. sonra gökten fakirlik yağıyor yollarına. bedduası hep tutar evsizlerin. yağmura keser bütün ellerin, üşüyünce, bir daha. kaçıp gittiğin yolları ezberlemişsin adın gibi biliyorsun. bu sisi, bu sebeple tutup, kaldırmalısın gözlerinden. bu hayatın, tatlı rüyasını, adiliğini... bir avuntuyu aşınca, ellerin, dudaklarını teselli ediyor. bir sonra daha ekliyorsun bundan sonrasına. anlamını aramaktan dönerken, devinimsiz bir sevdanın, ıskaladığın hayatın ancak varıyorsun farkına. kaçtığın bütün yollar seni çıkarıyor sana, basit bir tekrardı gece, sonsuz bir tekrardı, her tıkırtısı kalbinin, yollar trafiktir ve sen, büyük harflerle sen, annenin dizlerini özlersin başını yaslayacağın. bu yol eşitlemez seni hiçbir kaçıştan.