Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

apayrı

yüzümü gürül gürül bir nehirde yıkadım, sevgilim.  sırtımı dayayıp, ihtiyar bir çınara, evvela tütünü öptüm dudaklarından. bir niyet daha sardım, bir iyilik daha bıraktım göğe sebebsiz. şimdi seninle yaşayamadığımız bu saadeti, ve kavuşamayan şu ellerimizi ne yapmalı? gözlerimi kapatıp sonra yalanlar tasarladım; güzel bir lunapark düşledim, değişen bir şey yokmuş meğer soluksuz bu göğün altında. dudak dudağayız şimdi seninle, bu geceleyin dünyasında. bir şekilde apayrılar dünyasında. seni şimdi, hiç düşünmesem. seni hiç yaşamasam. sen ki hiç oralı değilken. bu coğrafyanın baharları çabucak biter sevgilim, bu coğrafyada yaşamak kâr değil dedim. asla değil.

sevda aleyhine

ı. eski yüreğim, eski kafam, bir çift göze yekinen ömrüm, seni bir çırpıda yaşadım. saklamadan yaşadım. dargın değilim sana. koca alev dağlarını aşıp bir damlaya mahkûm olan ömrüm; seni şanslardan uzağa gömdüm. seni bu tütsülü göğün altından bir kere geçirdim. ötesine gerek yoktur. eski yüreğim, eski kafam eskiden de eski sevdam bu yarınlarda sen yok, ben yokum. ıı. tırnak içlerinde “ellerimiz” özgür ve aynı zamanda ellerimiz mahkûm yazmaya. sarsılmaz, haykırılmaz sevdaları yazmaya. bundandır bütün hüzünüm. ııı. soluğuyla sevdanın, yenilgiler bahşetmek, zaptı zor, buğulu yarınlara varmak. sevdaya yenik düşmek, sevdaya düşmekten, inan daha zor. ıv. size neşeli bir mızıka getirdim, neşelenin diye. size hüzünlü bir mevsim getirdim, kahrolun diye.