Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

evin yolu

  defne'ye şimdi bir yarın düşü, koyuverecek kendini ellerine. yeni yüzler göreceksin hepsi tanıdık gelecek. bulacaksın kendini. döneceğin yer yine evin olacak. göreceksin, yalnızlığın çoğulunu. yaz bunu karanlık, kuytularına. bir evi terk eden, herkesi taşır yanında. bir kırık ezgidir şu silik ses, dolaşır, doldurur kalbin boşluklarını. doldurup coşturur. yasaklayıp ellerine, dokunacak utanacaksın yine. ulaşılmaz, söylenmez yerlerinde, yaşamı anlayacaksın. kendine bir tekrar uydurup, sürdür döngünü. her şey hayattan gelirdi, bir yerinde denk düşmüşsündür illaki -yaşamak üstündür ölümden. çünkü beslenir yaşamak ölümden.

çiçeksiz

  annemin saçlarına taktığım her çiçek güzelleşir. annem, geçiyor bu dünyadan, herkesten ve dönüp bakmıyor kimse. ölümse, düşecekse herkese, birlikte ölmeli. yaşamak dünyanın yüküdür şimdi, biner tepemize kalbim sende yorulmuşsun. taşınmaktan, savrulmaktan. sivrilt köşelerini. yaralarımı kanatarak süslemesini öğrendim. sırasıyla yaşamasını ölmesini, bir soytarı gibi eğlenmesini, çözemediğim bir şeyler var. geçiyor diye günler, haftalar peş peşe. yine de bir çocuk kadar aşığım hayata. yüzün güneşler görecek yine, aldırmayacaksın. akıp gidecek hayat. cılız bir ses yok olacak. buraya baksınlar hemen, herkesler.

inanmamıştın sen bana

  ı. inersin yokuşlarından, çıkarsın. bir yıldızın peşinde kaybolursun. geçersin bir şehri, geçersin sınırını, gizemlerin. yakan kurtulmaz yalandan. kaldırır atarsın, bütün taşlarını ceplerinden, dibi boyladıktan sonra. bütün jiletler, sana bilenmiş bir kere, sussan da akar kanın. ıı. yağmurlar götürmez kirlenir bereketli toprağın. seni susturan, ses seni susturan, yankı boğar bir çırpıda, çırpınan kalbini. ayrılıktan da bahsedemeyiz artık. çoktan gece oldu, hem solup gitti tadı. dudaklarımızdan. unutmaya nereden başlayacağız. ııı. şimdi uykulardan uyanıp belki de hiç, yok yere bir manzara aramak. yaşanmamış bir geceye düş kurmak. alacak mı öcünü. inan, bu dünya neyle dolar bilmiyorum. yer çekimine yenilir, gözyaşı. ilerler yolunda ılık ve ıslak. yine mutlu bitmeyecek filmin sonu.

sanadır

  ı. bekle çöle dönsün bahçen gözlerini koy karanlığa, kör olsun kalbin. göreceksin, geçecek yine ölüm, kelimelerden. duymaksız. ıı. belki de yankılanacak sesimiz sonsuz kez. bu uçurumda, gökte. geçsin on yıllar değil geçsin bin yıllar. unutulsun şarkısı, ağlaşı, ilkaşkların. biz yine burada olalım seninle ölmeksiz. ııı. yanlış yürünmüş yol, sapaya varıp tükenen. sevi yetisini yitirmiş bir düş bu bu rüyalar senindir, sanadır hep al benden. kurtulayım.   içimdeki şehrin telaşından, haberin yok ki. nasıl anlatayım. o hakkedilmiş ithaflar yerini yadırgar. şimdi sana nelerden bahsedeyim.

eylül türküsü

  ı. kimse gelmeyecek, kapatabilirsin ışıkları. kilitle kalbinin kapılarını. ben bir seven olmadım en azından, sevilen, özlenen. günler geçiyor, geçiyor her şey bana dokunmadan. hiçbir şey yerini bulamayacak en azından. kimse gelmeyecek, lüzumu yok soldurabilirsin çiçeklerini artık. ıı. her duygunun, bir yeri vardır adı konmamış bir boşluğu. kazananı yoktur bu savaşın gideni de kalanı da kaybeder. kalan biraz daha kaybeder. doğrusu yoktur, birazı yarımdır. kararlı bir gönül yangını veya herkese istediğini vererek çekilmek bir kenara. kör bir bıçakla, seni çıkarmaya çalıştım, kalbimden. halıya damlayan kan kimin umurunda. ııı. insanlar birleşe birleşe parçalanırmış. koşarak kavuşamayanlar, kaçarak ayrılır. veda etmesini bilmeyenlerin ödülüdür, sevgisizlik. içimdeki boşluklara çiçekler ektim, ne anlamı varsa, sabahları erken uyanmanın. marmara bulutlu bugün. son kuşları da göçüp gitti, eylül geldi. bu hatıra ziyadesiyle ömrünü tamamladı.

ölmez otu

  ı. içimde, hevesler paramparça. beni çağırıyor karanlık belki de geç kalınmış bir yolculuk vedasına gerek görülmemiş bir serüven. gidiyorum. belkisi yok böylesi daha iyi. ıı. kendime çelmeler takıyorum boyuna, kimse yüzüme bakmasın diye. perdeler çekiyorum aynalara. acı veren yaşıyor olmak değil mi zaten. tanrım, altı günde yarattığın dünyayı bir günde yıktım kimse beni suçlamadı. acı veriyor yaşamak zaten. ııı. kimsenin ölümünü görmeyeyim diye bağladım gözlerimi, sıkıca dostlarım beni bağışlar artık. keşfedilmedik bir yara kalmadı içeride. bütün surlarım yıkıldı. savaşım bu kadardı, sonunda bitti. ıv. güzel bir söz daha söylenir belki yerkürenin tüm köşelerini sarar yine sevgi ben göremem belki. yolun bittiği yerden, patikalar uzanıyordur artık sevgiye. yanılıyordur insan yaşadığına belki nereden biliyorsunuz.

gölgelerle konuşur

  ı . bir bulut kaplar yüzümü, yontup kalbimi insancıl bir şekil veririm. beğensinler diye. yollar aradım, sevilmemiş olmanın verdiği yırtıcılıkla. yollarım hep aynı güze çıkıyorken. ıı. akşam oldu çoktan, herkes bir cenazeyi bekliyor sanki, siyahlarını çekmiş yüzüne. insan oğlu sever büyük konuşmayı, derim hep senden başkasını seversem ölürüm yaşıyorum hala kimseye dokunmadan. bahar geçti. gelmeyeceksin, gelemeyeceksin belki. ııı. dimdik yürüdüm karanlığında. gecenin sonuna bir buse, ayrılırken bir veda, söylenmemiş bir söz, bıraktım ardıma. onu büyüt, senle yaşayıp, ölsün. ıv. haberin olmadan mutlu oldum. haberin olmadan mutlu olmak o kadar acıydı ki. pişman olursun umarım bir gün. seni sevmeme izin verdiğin için. bende ölümler bitti Hacer.

geç olmadan

  ı. gel şöyle uzan yanı başıma. bırak kavgayı yarına kalsın, konuşmayıver, tut ellerimden düşmeden. ağlamayı bilmesin gözlerin n’olur ki söylenmese bile güzel sözler seni seviyorum demenin başka yolları da vardır. geç olamadan gel aklıma. ıı. sanki uzak her şey, uzağında denizin göğün. sanki kıyamet; sonu gelmeye yakın her aşkın. özlemeksiz gülmeksiz yurtsuz kırmızı bir göğün altında ölmeksiz. geç olmadan gel yanıma. ııı. gönlü olsun gönlü olsun herkesin şişede boynu bükük kalmasın yarım şarabın, yarım kalmasın ayrılıklar, yarım kalmasın hevesler. biraz da günü anlayıp, büyük laflar edebilelim. görelim diye mi gözler sahiden kavuşmaksız yarınları. geç olmadan gör beni. ıv. eskiden inanırdım ölüme. bitime ve her  inada. şimdi kalkıp bu içimden uzaklara hicret eden kimler. bilirler mi allahın bile en derin uykularında kim bilir kim kimlerin hakkına girmiştir. işte bundan bu saatler günün iyi saatleridir. kan akıtmaya ve şarap içmeye yarar.

dağılma

ı. ince sisten bir tül kapamış şehrin gözlerini ayıba unutturmaya yetmemiş yine içtiklerim, kafama koyduklarım yumruğumu taş ettiklerim ıı. yeni bir yıl başlasın ufuksuz bir gece çocuklarım dönsün çocuklarım gülsün ve doğrudan kavuşsun artık tüm sevdalar yerkürenin bahar vakti gelende tohum döksün tüm acılarımız ardına bakmayalım yürüdüğümüz patikaların koynunda biber çiçekleri kalsın gözlerinde göklerin zinciri büyüsün dağları yıkan bir hüküm türküsüdür söylediğim faşizme direnen senin bir lafına gücenen el kapıları kapansın ve acı şarabın hatırı kalsın ağzımızda ııı. ben bir yokuşum bir yere varmayan yorma kendini demeliydim başında aşk bitti diyelim dünyanın sonu gelmese de yine arardım seni yine gücüm olsaydı bulamasam da beş yüz yıl bin beş yüz yıl

telaşın adı

  hacer'e ı. gülistanımın yabani gülü, sevdamın diğer adı, seninle milattan kalma bir nazar çiçeğini solduruşumuz, vakitsiz ve yalın. tertemiz. sonsuz kez ilk öpüşlerin güzelliğinde. güpgüzel, dokunulası ve bozulası. akışı bir ırmağın göğsünden yangın tarlalarına, bereketli ve hırçın. ıı. dudağımın kenarında filizlenen çiçekten, sen sorumlusun, göğsümde tüten yanıktan. sana varışım vazgeçip her şeylerden. sonsuz kez öpüşüm seni, dudaklarından. bir çeşme başında yıkayıp alev alev avuçlarımı, yangınını tadışım gözlerinden. hayat bulsun şimdi tüm iyi niyetler. bahar yine avuçlarından gelecek biliyorum ııı. bir rüya, süslüyor gülistanımı yüzü, yürüdüğü yolları kuşlar konası ve sonsuzluk. bir türkü sarar yerkürenin uçurumlarını. bir çiçek uzanır, tutar elimi. koşarım sana dönülmez yollardan. bütün ipleri tuttum sende düğümledim, bu telaşın adını sen koydum. güzel bir göğün altında görmüşler seni, öyle duydum, gülerken. saksıda sardunyaları sularken. parçalarken, gönlündeki narı. güzel...