sonbahardı, sonsuzdu baharımız. yitip gitmemiz an meselesiydi. tuttum bir bileti kestim sizlere. kaybolmayasınız diye. yolu yok buradan, yitik aşklar kentine yolu yok buradan, yaşanacak aşklar kentine gecesiz varıp gitmenin. -bu izbilmez diyorlar bana. hep bir ağızdan sanki anlaşıp da düşmüşler yola. gözler meleğim her defasında büyük yalanları gizlemenin ustası. gözlerime bak ve anla. gözler meleğim gerçekliğe giden yolun feneri. gözlerime bak ve anla. bu yolu tutmanın da bir adabı vardır meleğim. savrulsak, bir şekilde şu fırtına tamamlanacaktı. bir hatıra yerini yadırgayacaktı elbette. kırık bir kanat gibi yen içinde kalacağımız yaşam çizgisi üzerinden, peş peşe dizilip varacağımız kentlere, yağma hâkimdi şimdilik. -bu izbilmez diyorlar bana. hep bir ağızdan, sanki anlaşıp da takip ediyorlar birbirlerini. savrulsak, bir şekilde şu fırtına tamamlandı sayacaktım; intikamını alınm...