Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

karanlıkta

henüz günü devrilmemişken şehir meydanlarının. ağları çekilmemişken, yosunlu ağları, denizin kıyılarından. şairlerin, -bilhassa adı geçmeyen şairlerin karanlığa bulandığı sokakları, hemencek geçmeli. portreleri çizilmiş modern savaş meydanlarında, henüz kan kokuları tavada kararmamışken, gayb sessizliğinde ıslıklar bu karanlığı bu gökten sökmeli böylelikle. düş görürler, düş yaşarlar, savaşırlar. gökte savaşırlar, yerin altında. yerimiz yok gökte yerimiz yok, yerküre suskun. bedeni kara, yasakların ve savaşların egemen olduğu bir kara parçası burası. burada öpüşmek eylemi bile legal değil. burada ölmek bile son değil. sürekli ve çarklı günleri yaşamaktan yorgun ellerimiz, göğsümüz. çabucak, acısız bir yol bulmalı. yarınlar ve yaşamak için. değdirince karanlığı karanlığa eksiliyor insan kalan yanımız.

pencere

vakit çok geç Selma, sana gelemem bu gece. bekleme uyu istersen. hem karanlık bu şehrin, sokakları çıkmaz. hem gökte yakamozu birileri, çuvallara doldurup araklayıp, sosyetik züppelere, fabrikatör para babalarına meze ediyor. nasıl yolunu bulurum ki? aklımı kaçırmadan, yazılmamış bir tarihi yaşatmak için sana. sana, istediğin trajediyi yazamam Selma. bekleme, uyu sen. sana gelemem bu gece. bekleme, uyu istersen. hem birkaç kadeh konyak içtim, sahile ineceğim, mehtabı güzel olurmuş diyorlar eylül sonlarında. arkadaşlar konuşuyordu, oradan duydum, uydurmuyorum. hem daha birkaç gün borcum var tanrıya, sefalet yaşamak için, kıtlıktan ölmek için. vakit çok geç Selma, hem ben yorgunum hem adresin ezberimde değil bekleme, uyu sen. geceleri, gündüzleri teyakkuza geçiyor birileri,  Selma, kuklaları uyutuyor. uyu sen, istersen

iki karanfil

bütün yalnızlıklar sana. sana, solmayasın diye varıp Zava 'Ellaya 'dan sular taşıdım avcumla. sana, solmayasın diye sana. yıldızlı bir gece göğü görsek, şaşacak, şehri terk edecektik. kayıkhanelerin yolunu şaşırıp, kral süitinde sabahlayacaktık. şimdi kaldırıp göğe diksek gözlerimizi, asidi tadacağız. sana; yarınlar tuttum, ırmaklar çizdim manzarana. sana; mavilikler olsun diye bir çırpıda baharı getirdim. sana, bırakma diye bir uçurtma çizdim. sakın bırakma. şimdi özensiz bahtımın, on yıllar sonrasına verilmiş ilk antları; birer ölüm yıldızı gibi, kozmosta kaybolup gidiyor. şimdi sana; ne söylersem yalan sayılır.