Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

herkes kendi dilinde ağlar

  bu yola düşte gör dediğimi duymalısın, nasıl yürünür, inanılır. bu yola düşte gör, bir kapı açılır bir şehir sanki boşalır. ardım, adım umurumda olmaz söylemedim diyelim sen güzelsin ya güzeldir herkes derim. ve biliyorum sesin gülüyordu, ve gülmek en çok sana yakışıyordu. kayboldum değil bir kentte, mahallerde, sokaklarda değil. söyledim sana ve herkese sende buldum, bizi, ve her şeyi. hakikattir bu. güzeldir herkes sevdiğin kadar. aşk kendini bilenlerin değil, bilmek isteyenlerin işi. dedim ya, dünya henüz kendini tamamlamadı dur, durmaya gör, gökyüzü sonsuz bir uçurum gözlerin, bir yaradan daha fazlası. engin denizlere ve göklere göklere verilmiş sözler kadar. çünkü biz, sen ve ben hikaye değiliz diyelim. bu yokluğun bir tarafı senin varlığınla dolu, kırık bir döngü, gelmezsen eğer döner durur içimde. sen benimlesin, yürüdüğüm yollar boyunca, bensin diyelim benimlesin. şiirim de sevdam da senindir. üşütür beni üşütür şimdi beni sensizlik. ruhları bağlayan birbirine kader, ölüm...

aslına sadık kalmak

  taşa benzer bir yanı ağır, çiçek açmaz, çürür, rüyasız bir gündüze dönüşür, ardından bilerek olur hatalar. şimdiden bambaşka yollar yürüyeceksin, sonra değişecek yüzün, gülüşün aynı yere varacaksın. bir gün eşitlenir aşk da. geçilmez yangınlardan sonraya yenilir sanırsın dünya. tükensin diyelim şimdi her şey, kuş olsan hani aşılamaz dağlar, upuzun yollar gitmekle. sevda diyelim tükensin son sözümüz olsun, varsın. yetmeyecek zaten ekmek, su yetmeyecek toprak, yetmeyecek gökyüzü, hatta nehirler, denizler. yetmeyecek nasılsa aşka. tükensin diyelim. aşk ehliyiz sevdiğimizi güzel eyleriz. bir ihtimaldir yaşarız aradığımızla bulduğumuzla benle, senle. yarın yine yaşanacak, yaşayacaksın fakat kimse varmayacak farkına. inanıyorum düzelecek yollar ve sevgiye doyacak çocuklar güzel çocuklar. inanıyorum sevgi bir ihtiyaç değil hâl hâli olacak, bir gün. yokuşlar yormayacak ve sevgiye doyacak çocuklar. kim bilir belki bir gün, aynı dili konuşuruz.

sonrası karanlık

sevdam yollar dolanır, dolanır, yorulur döner anayurduna. seni görürüm. güzel bir şeyler tutup çıkarırım çocukluğumdan. seni görmek için illa güzel bir şeyler tutup çıkarırım çocukluğumdan. ama yok sonrası karanlık. bekleme ışığını tüketme boşuna birden yağmura keser nasılsa bu gök. istersen beş yüz yıl yaşa, sevmeyi bilmedikten sonra her şey eksiktir. gör desen de görmez göğü, ve dağılacak bulutları, anlasam bir. ah keşke anlasam bir   anlatsam— kaybolur zaten, yiter bir kerede. zamanı değil hem kalbini boşaltan bu acı. kirli, paslı bir çivi. kurtulamazsın. kurtaramazsın. sevmek dediğim hem bir sürü şeydir zaten silahtır, kurşundur, eşkiyadır. vurur, yaralar. kimi zaman öldürür bazen. bazen dokunmaz sana. sen ölmüşsündür zaten. dönemeyecek kadar uzaklaşmışsındır.   geçmiş peşinde  geçmişin peşinde dolanan kara bulut uykularını bölen karabasan. güzelliğin bir anlamı da herkesin çirkin olmasından.   yakamadın o dağı. yenemedin içindeki sevdayı. fırtınalar ga...

geçecek on yıllar

  sözümü tuttuğum birine unutulmuş bir alfabeye yazılmış işte alt alta, tadil edilemeyen her şey, unutulur kırılmaya alışır kalbin. yarın yine, umut varedecek kendini ışıktan. diye yazar kutsal kitap. inanarak, inanacaksın. on yıllar geçecek sonra. kimsesiz kalacak yine ellerin. bulacak yerini boşluklar gündüze dönen gözlerin arayacak kendini aynalarda. bıraktı beni çoktan gündüzler şimdiden. teslim oldum. yenilmek bu yenilmek değil akşam olur herkes evine döner neden bu acelem. birbirimizi anlayamıyorsak, unutamıyorsak neye yarayacak şimdi susmak. gölgeli düşler, yarın geceye kalmayacak endişeler serin bir yaz akşamı kavuşmayacaksa sevdalar neye yarayacak şimdi salıncakta minder, dalında incir. bir gün sürükleyecek rüzgâr bizi de ondandır bırak yalnız kalsın, saksıda limon ağacı, sümbüller, fırtınalar. şans pazarım yanıldım diyelim. yanıldım yine. cevapsızlık çağım hayattan ibaret sessizlik, karanlıkta büyür sessizlik kötülük olur. iyilik olsun, bir kerede iyilikten dönsün diye dü...

hepsi bu

ı. hayatı anlamak ve biraz soluklanabilmek için, açtığımız parantezler ve biraz toprak, şimşek boranlar fırtınalar hikâyedir anlatılan. seninle dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir mutluluk. bu hikâyeye dahil olabilmek için söylenen söz hepsi bu. ıı. senin peşinden dünyanın sonuna gelirim. senin peşinden biliyorsun, ama biliyorsun akıllı bir deliyim ben. uysalım, bu sevgiye değer. hani susacaktık, uzun sürecekti. yetmeyen ne bize ekmek, su, hürriyet -sevda. denemiş ve yanılmış ve sevdaya yenilmiş. hepsi bu. ııı. sen hayatları sayardın ben yansımandan seni, kaç kopyasını biriktirdim içimde. belirsizliği tüket yak bütün mumları tersine, bir dilek daha tut. yanılt yine tüm ihtimalleri tek kelime etme. -sus ıv. sen beni sevmedin ya isa çarmıhta tükendi acıları. sonra bir şiir yazdın, dedin ki bu şiir tutsun seni eve götürsün. sen yazdın diye yıldız kaymaz gökten, sen yazdın diye gönlün düşmez telaşa. -dönerim eve. hepsi bu. v. burada duramam, geri dönemem. şimdi tamamlıyorum lafları...

böyle buyurdu yol

bir yol çizemem kendime bende kalırsan şimdi – yolumu bulamam. yalanlar büyür ağzımda, söylesem çığ olur. şimdi seni öpsem, gelecek bir çırpıda hallolur. şimdi seni öpersem eğer, bir yüzyıl kaybolur ellerinde. yani, şimdiyle ilgili çözmemiz gerekenler var. gitmelisin. böyle buyurdu yol. beklersin, beklersin – bir yanlış durak ömrün. beklersin. sonsuz son şanslar kalbin. ben unuturum. kin benim harcım değil. geçti o bilmemelerin yaşı.

direniyorum

  ı. yazsın bir duvarına da dünyanın, yazının icadından sonra kırıldı kalbim. nedir bu böyle birbirimize ettiğimiz bıçaklar bilediğimiz. bıraksam solacak, bıraksam, kopacak ipleri bıraksam yere çakılacak gök. ıı. su çoktan aştı boyumu, dağlar vuruldu, kaldı geride günler. geçmiş, hüzünlü bir akşam, kaldı o günlerde yaşanır günler ve gelir sonu ömrün. ki dağlara yaşanacak günlere inanıyorum ben hâlâ. ııı. geceler uzar gider bir ses duyulur bir ses çoktan unutulmuş. bir anlamı var mıdır şimdi sevmenin, sevilmenin, aşkın neyi değiştirir söylemek, yanmak unutmak. ıv. bir elveda meselesi bu geçmişte kalmış kalması gerekmiş. kirli camların önünde dizili tüm erlerim, yarını bulamazsın bir daha. sana üzülmek istemiyorum değiştir manzaranı nolur. üzülmek istemiyorum sana yarın yeni bir ad bul kendine. v. yarın özgürüz bugün geçti çoktan üzülemezsin. ne varsa yarın da var yarınını bul çabuk. su bardakta ölür. sevda düşmez payımıza. çözülür dili kavuşur engine yaşanır günler ve sonu gelir ö...

yazık olur aşka

  bu son olsun diyeceksin dün bitsin kalsın yine kavuşmalar yarım bu son olsun diyeceksin. tükendiği yerden tutuşur yangın, kırıldığı yerden kanar herkes böyle başladı bir kere tarih. entrikadan ibaret aşk, yalandan her sevi, aşka yazık olur demedilerdi. biraz daha bulanacak su susacaksın. sessizlik büyüyecek, deniz büyüyecek kaybolacaksın. ve sonra yağmalanacak yazık olacak aşka.

o ağustosta kaldı yaz

  bak kolaymış değil mi unutmakta ölmekte uzak olmak bir sürü kelimeymiş üst üste yığılı sarılınca kendine geçer. bir gün bu yara tamamlar kendini adını bulur. kalmadı gündüzleri sana işçi pazarlarının. bahar rüzgârı sustu kalmadı sana sevi. bitti tükendi günlerinde bir suçu yok hem savrulmak biz bize yetmiyor. kırılınca kalp çıkmıyor çıt. yine ışıklar karanlıkta tüter bir duman içimde yarınları yitirir güz. kessen akmaz kanım kessen küsmez dalım bahara. o ağustosta kaldı yaz vazgeçecek yaşı geçtik. o ağustosta kaldı yas dönecek evimiz yok artık.

hüznün pazar sabahları

  ı. kaldırmış mezarını anam, hurçlara. kan bulaşmış dilime bir kere, değiştirsem de aynı lanet aynı ağıt. önce gökyüzünü vurdular, hasretin özsuyu yürüdü geceye yıkıldı bentleri yasakların sevdan artık hükümsüzdür, dolaşır damarlarımda. yanık kokuyor günler. dilimin ucu uyuşmuş. hem konuşacak kadar üzülmedim ki hiç neyini dillendireyim. aynı memeden emdik sütü, dedim ya biz seninle, düşman değiliz ama dostta kalamayız. ıı. ıslak bir minder, gecenin hasreti. ağlamış gök, berrak bir göz asmış suratına. matem bitti eridi mumlar aynı rüyanın devamı bu lütuf bu, arasında karbon kağıdı olmadan her sevi birer aldatıdır. gerçeğin birebir aynı, birebir kopyası. tozlanmış mezarının mermeri silsem de geçmez aynı lanet, aynı karayazı. kabuk bağlamaz, soğumaz bir yara yaşamak. iyi belle bunu. ııı. işlemeli mendiller de kanar kanayan bir gözyaşı gibi. yağmur ıslatmaz, rüzgar dağıtamaz artık ölü saçlarını. düştüğün toprak seni bana vermez. kuşsundur. ölmüşsündür, kim tutar yasını.

dışarıda hayat denen bir şey var

  ı. toprak yürür, şafaklar yürür sevdamla bir, köpürür dağlar, yüreğim bir tufandır patlar, kopar sarpları, kopar et parçaları alır şeklini sevdam. bahar kokuyor yanakların, açmış taze nergisler. zehr’e benzer bir yanı var dudaklarının, öpsen uçurumlara bedel. bu bir başkaldırıdır, patlar bir isyan ağrısı, okyanusun büyür gitgide. ıı. bütün sokakları öptük, tümünden geçtik hüzünlerin. duygusal boşluklara dikkat edelim, tırmandığımız her basamakta. yitirmeden sesleri, hisleri veya her neyiyse. kaybetmeden bulalım derim kendimizi. ııı. hayat denen bir şey var, kesip atsan da içinden dışarıda hayat denen bir şey var. üst üste yığsan da bağlasan da gözleri düşmesin diye görmesin diye gerçeği, ne tutulur ne bırakılır bir karanlık. ve yine de, akıyor hayat.

bu geceyi öldür

  ı. dolanıyor gece ayaklarıma. sesim çıkmıyor, üstelemiyorum, bu gece içmeyeceğim. -bu geceyi öldür, bu geceyi affetme, intiharını ertele doğur kendini, kendinden. ıı. parmaklarımla çiziyorum sınırlarını vücudunun. bu taraf arındırılmış aşktan, gelip geçme diye bütün köprülerini yıkıyorum, dinamitle. -seneye aynı eylül, yine aynı bahar gelir, öperiz yanaklarından. ııı. akıyor gölgeleri, ağaçların, bölüyorum fotoğraflarını ikiye, sende kalsın yarım. yine sabah olacak ve sen, gider gibi yapacaksın. yastık yüzlerini değiştirmek, gelmeyecek içimden ruj lekelerin uçuşacak. kelebekler gibi. -göz görür katlanmaz gönül. yazı bekleriz yine, bitsin diye.

sıfır noktası

    ı. yaşamak uğruna, yaşadın diyelim, seni görmediler diyelim, ölümden ne farkın kaldı? şimdi karala bütün bunların üzerini. seninle yeni bir hayat yazacağız, yarısına hüzün, yarısına utanç, bir gariplik. hayatın başladığı yer, bittiği yerde, burası sıfır noktası alış buna. ıı. anahtarlarımı al, kalma kapıda. yarın ne olur belli değil. işin kötü tarafı, alışıyor olmak, uzaklaşıyor olmak ölümden. hem size uzaklığından bahsedecektim ölümün, unuttum. bitti. gerek var mı bu telaşa. ııı. seni ısıtan güneş, beni yakıyor. bunu belirtmek isterim. içimden geldi, sebep arama buna. ve gördün mü hiç, aynaların ardını? yansımadaki o çatlağı kalbinin. kırılacak yaşı çoktan geçtik. ıv. bize kalan, bir avuç sessizlik, kader. bu işte, dolduran kadehi. dudaklardan damlayan, göz yaşı. değecek mi sence yaşamaya. topla avucuna, içinde sakla. belki de, yaşamak, ölümü bekleyen kalbini hazırlamaktır, vedalara.