masum bir
el,
taş
kesmişçesine soğuk, değerdi ellerimize.
kesilirdi
soluğumuz birden,
soluksuz
kalırdı her laf,
tükenmezdi
asla.
ve
mevsimleri bir çırpıda harcayan,
o sonsuz
heyecanlar ekilirdi,
yarınlara.
inanırdık,
sonu gelmeyen günlere
ve
unuturduk uzaklığını ölümün.
ölümün
uzaklığını;
ölüm yayar
ve
ölüm
biriktirir, onlar.
ve
bilinmeyen bir ağıtı çalarlar tüm yüreklere.
kandan
yana kesmiş rivayetleri,
indirirlerdi
gökyüzünden, sofralarımıza.
gözlerimizi
kapatırlardı,
gözlerimizi
kapatınca inanırlardı,
gürül
gürül akan bu gençlik pınarı,
damla
damla diner.
hiçbir
tetik, unutma ki;
kendiliğinden
düşmez.
hiçbir
yumruk, yok yere kalkmaz göğe
ve hiçbir
yürek bu kavgada
heyecansız atmaz.
heyecansız atmaz.

Yorumlar