günlerimiz savrulurken
avuçlarımızdan,
günlerimiz ne pahasına?
uzayıp gidiyor yollarımız; zulümden,
kanımız akıyor,
kanımız tekmelerle, yumruklarla.
ancak yürümesini bildiğimiz bu
yolları,
yürüdüğümüz bu yolları haydutlar
kesmiş.
silahlar, dinamitler patlayacak
yine.
üzgünüm yine büyük vurgunları
üstleneceğiz,
bile isteye önümüze düşecek bakışlarımız.
hep çamurdandır, yollarımız bundan,
hep bitmeyen bir gecedir sonu.
saat kadranları, uyurgezerlik ve
telkin.
gerçeğin karamsarlığı karşısında,
yalnızlığımız bizimdir.
yalnızlığımızı ancak benzer yalnızlıklarla
çoğaltırız.
rüzgâr yalnızlığını ıslıklarla kutluyor.

Yorumlar