Ana içeriğe atla

bitmek üzerine




olmamış bir fotoğrafta
olmamış bir tebessüm bu
geç kalınmış bir yağmur veya
gecikilmiş bir ölümün vedası bu.


ı.
sana seninle nasıl olunuru göstereceğim bir gün
sana güzelim bileklerini kesmeden
nasıl kelebeğe dönüşülürü…
onu öğreteceğim bir gün.
yanaklarındaki gülleri soldurmadan yaşamı
yarınlara göğsünde bir yangınla nasıl çıkılırı
sana kanlarımızdan birer hayat sunacağım bir gün
yakamozunda dizlerinin.
seni alıp götüren her şeye düşman olacağım bir gün kesin
bilmiyorum.
tek başına yaşanılır ölünür belki de.
haklı bir susmak örter bir gün
bütün yarına bırakılan günlerin üzerini usulca.

biz sevgi istedik evet aşk istedik
haklıydık.
saymaktan çoktuk bir elin parmaklarını
ve haklıydık.
tekrarlanacak aşklar yaşadık,
çoğu kez haklıydık ve
karnımız doymadı
selleri kesilmedi gözlerin.


ıı.
soluksuz yaşamak istiyorum baharı
kaldırın bulutları göğümden artık
kaldırın artık şu karanlığı
göğsümden.
büyük birer soru işareti bırakırdım hayatın olmadık yerlerine ben
bir zamanlardı, geçti artık.
kurcalamak istemiyorum, yolunda işlerin
iyi sınav notlarının
gününde yatan maaşların.
bırakalım diyorum bir nehre cebimizdekileri
götürsünler, uzak olsunlar artık bizden.
ama ben de kötü olurum biliyorum
ama düşmem yakanızdan hiç,
bırakmam bu yolu
ve kötü olurum inatla.


ııı.
her gece annemin sesiyle
iyi geceler dilerim kendime.
onun elleriyle girerim yorganın altına.
bir yerlerde denk geliriz belki sizinle elbet.
ben bu pencereye uzanamam,
uzanamayacağım tutar belki.
bilemiyorum.
düşerim ansızın ellerinizden
siz tutunun parmaklıklara inatla.
sarılın geçmişime.
unutuluşlar için öpücükler gönderin bana
öpüşlere unutuluşlar, akla uyutuşlar.
kısa mesajlarla
kısa mesajlar neye yarıyor ki başka.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yokuş

yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...