Ana içeriğe atla

merhaba



 
ı.
havva ile adem,
sen ve ben olsak.
hiç üremesek ve
kirlenmese gerçek bizim için.
yaşanmasa çağlar
yağmalanmasa sevda
ve birden kurulmasa devletler.
konuşmasa bir daha gözlerim kimselerle.


ıı.
birazdan tutuşur dağlar.
tutuşur her sevmek.
diyelim ki kanun kaçağıyım,
ben, seni sevdim diyelim,
gördüm ve sevdim diyelim.
gözlerine bakınca unutacağım yine.
bütün kelimelerden vazgeçeceğim ve
kabulleneceğim sensiz sabahları.
bütün yollardan geçen, bütün aşklar
bir deliliği doğurur büyütür çıkartır karşıma.
yasa bürünür yine ellerin,
inatla yeni birini arar gözlerin.
baktığın yerdedir marifet diyelim,
baktığın yerdedir hayat,
güzel bir geceden geç,
güzel bir yer tut ve dans et.
bütün tenler kayıp gidiyorken ellerimden.


ııı.
bir olasılık var.
düşünmez olayım diyorum.
aşkı tatsın ayrılığı, acıyı tatsın diyorum.
kalbimi bir bilinmeze emanet ediyorum.
küçüldükçe küçüleyim
içine çeksin beni de hayat.


öyle olağandır ki sevda.
öyle alışkan.
bir dere gibi akardı kalbimden
yosunları incitmeden,
bulanmadan.
ben sevdanın başladığı yerde,
bitiyor sanırdım zaman.


ıv.
sana yazılmış şiirler
sana tutulmuş nefesler
uzakların iki adım.
yaralı bir ankadır bende bakışın,
ölümleri göze almış.
içimde güzel bir çocuk,
her aynaya baktığında saclarını tarayıp.
papatya takıyor ağzına.
içimde güzel bir çocuk.
vedalar konduruyor yatağın boş tarafına,
her sabah terk edince kendini yeniden.


kararttım, vazgeçtim yıldızlardan,
sönsün şu yangın, soğusun yüreğin,
sussun gözlerindeki sevda şarkısı.
af hayli zor bir savaşa dönüşüyor yüzünde,
öfkeyi nereye koyacağımı bilmiyorsun.
görmesin diye artık kimseler,
avuçlarımdaki kesikleri
lekeliyorum saf ölümle yalanları.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yokuş

yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...