Ana içeriğe atla

yalnızlık türküsü

 


Okan'a
ı.
bu dünya kir,
yolu yokuş, sokakları çıkmaz.
gündüzleri bir ağrı, gecelerin yollarına taş,
kuş konmaz dalları kırılmış bir söğüt hayali.
geçti, dündü, hayat yalandan yanaydı.
yangınlar bir sana mıydı hep
yatağın sana kalan yanı buz.
sönen günler bana mıydı bir


ıı.
hatıraları karanlıkta bıraktın
karanlık bulaştı ellerine, yüzüne.
aydınlıkta kalmak, neye yaradı
kaybetmek sana mıydı sandın hep
kimse bize bu karanlıktan bahsetmemişti
aydınlığımız hileliydi hep,
bize yarınlar çabucak gelmedi,
geceleri rahatlıkla,
gündüzleri beladan uzak.
aylaklıkta bir öğlen uykusu
sırt üstü, uzak.
gözlerimiz parlamaz
küçük tebessümden uzak hep dudaklarımız.
yeni bir acı yüklen.
çek kürek kemiğini kalbimden.
kaldır tüm kuşatmalarını gözlerimden.
ihtimalleri yen, hayatı kaybet,
yanaş gözlerime gör beni de.
gör ayaktayken hayallerim
söyleniyorken türküm.



ııı.
dünyaları sığdıracağım bir kalbi
paramparça ettim.
elimden tutan olsa dünyayı yakardım.
kendimi vurup seni suçluyorum bu yüzden.
dünya durdu
adımı çoktan unuttum.
tersine dönüyor artık akrep
ve karalamaktan vazgeçtim günleri.
başladığı yerde bitsin bu rezalet.
başladığı gibi üryan,
günahla,
kanla.
bağlansın tatlıya ölüm,
bağlansın ve bağışlansın tüm eksik rüyalar.




ıv.
seni bulduğumu sandım,
sana geldiğimi.
ateşe verdim
ve yarım kaldı rüyaların.
beni vurup kendini avutmanı anlıyorum bu yüzden.
bütün yolculukların yoksulluğunu,
vedaların gri uçlarını, kıvrımlarını,
unutuluşun unutuluşunu,
tattım.
hüzün kokan bir rüzgar çarpıyor yüzüme.
denizinin.
kayıp bir sokak lambasının aydınlattığı bir rüya artık bu,
arzulanan gerçek,
milat kadar uzak.
hüzün kokan bir rüzgar çarpıyor yüzüme.
ayrılışın yüzüne.
doğru konuşamamışlığın yüzsüzlüğüne.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yokuş

yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...