ı.
gözlerini çizeceğim ilkin
gözlerime.
uyuyup uyandığın,
bir hayale bir ömür sığdıracağım.
hep güzel bir yanın kalacak,
geçmiş günlerde
hatırlayacaksın
tadını dudaklarımın.
ıı.
ben ölüyordum.
bilmiyordum böyle olacağını.
yalanı bıraktım alkolü azalttım,
seni gördüm,
unuttum geç kaldığımı
bir yaza.
ııı.
belki hoş değildir yalanın da
gönlü.
sağırdır duymazdır etmezdir belki.
sen yine de kapıl
yaşa en güzel yaşını.
ıv.
gidecek bir yerim olmadı benim
kal diyenim.
senin saçlarını okşayan rüzgâr,
beni koparıyor yeşerdiğim topraktan.
ve ben otuz oluyorum
hiçbir şeyin yerini değiştirmeden.
v.
bu bıçakları etime dayayan ben değilsem kim
kanım akıyor sebepsiz.
canımı sıkan ben değilsem
bu gidenler kim
bu yağmurları yağdıran kim
yalnızlıkları, yakınlıkları
hiçe sayan.
bu delilik hâlini sürdüren
uzunca bu yolları gidip gidip dönen,
ben değilsem eğer
kim
neden hikayeler hep aynı sonla bitmez
neden ölüm aynı uzaklıkta gülmez
herkese!
yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

Yorumlar