Ana içeriğe atla

bilmemelerin yaşı

 





ı.
bütün güzel günlerin sonu,
bir çırpıda geldi.
zemheri çöktü yüreğimin orta yerine.
dallarını sardı bahar,
o ulu sevdadan çınarın.
saçlarıma beyazlar doldu,
yollarım yoruldu,
bitti bütün savaşlarım ve kaybettim ben.
şiirin şimdi en zor yeri,
kaybetmek kendini
ve bazen
kendini affetmek suçunu işlemek
kendi başına.


ıı.
ismini hatırlayamadığım bir çocuğun,
yüzü beliriyor gözlerinde.
yüzün,
aşksız geçirilmiş bir koca kış.
gölgesiz bir yaşamı seçişin,
söyle kaç hayat eder şimdi.
artık hava erken kararıyor.
beyazında bir renk olduğu anlaşılıyor.
ben sana,
senin kendine güvendiğin kadar
güvenebilirim, istersen.
ve zaman değil
ben koparıp içimden
sana verebilirim,
yaşamak çiçeğini.
yoksa insan her yere bakıyor,
hiçbir şey görmüyor.
aşkı bilmiyor, geçiyor zaman.


ııı.
eksile eksile kaldım bu kadar.
bak kaldım bu kadar.
anla işte
tamamla beni kendine.
perdeyi aralayan rüzgâr,
bir yol açsın bana nolursun.
yüzünü eskitse zaman,
ben yine tanırım seni inan
gülüşünden.
yine gelirim hiç gitmemiş gibi koynuna,
gözlerinden ayırmadan gözlerimi.


ıv.
benim yalnızlığım bana.
yabancı
ve vebalı.
sadece yalnızsın sergen,
abartma.
ölümlerden ölüm beğenme vakti bu sergen.
niye uzun sürdü ki zemheri.


v.
tanrı yalnızlığından yarattı insanı.
veya insanın yalnızlığı
yarattı ve yıktı tanrıyı.
bilmiyorum ki
belki ben deliyimdir.
olabilir.
kendini şair sanan biriyimdir,
rüyalarımı yazıyorum belki,
size şiir diye yutturuyorum.
bilmiyor bile olmayabilirim belki.
insan insanı görmez ki öylesine dersem,
bulmaz şıp diye sevdayı dersem,
inanırım ben bile belki.
gel seninle dağlara kaçalım.
canım sıkılıyor burada.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yokuş

yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...