sapasağlam kadehleriyle işte Beyoğlu’nun ayyaş yıkmaz
kaldırımları,
dilimizde dünden kalma bir ıslık…
dramatik kavak yelleri;
“nasılda
devirdik” diye böbürleniyor yılları.
içim sıra uzanıp giden dağları, kuşları, kardelenleri,
gösterişim korkudan mı? sevgilim,
senin niyetin görmek mi? hissetmek mi?
-sevgilim istersen,
bırakıp serseriliği
öpüşelim.
kırık bir bahardı, bak işte o da gelip geçti.
derinse, derininden, yaraları mazinin,
şefkatse bak kırlangıçlarda döndü.
ister anla ister yadsı,
gölgesi yetmiyor aşkın. ikimize de.
inanmıyorum. inanmıyorum.
inanmıyorum. bağırmak istiyorum. yaşadığımız bu,
aşk değil.
anlamak istiyorsun, sevgilim, şöyle ki;
bir çocuk olsaydım, ben
ilkin sarıya açardım avcumu,
sonra sana.
gençsin sevgilim. gençsin.
henüz geçirilmemiş günlerini.
defne hazır bir ay parlıyor gözlerinde
felaketler önlemiş bir Mesih.
asit kusan hısım hıncıyla, hercümerç yekpare bir şehir
suru.
gençsin sevgilim, genç.
-sevgilim istersen,
bırakıp felsefeyi
öpüşelim.

Yorumlar