Ana içeriğe atla

bilmiyorum

 


acının tapınağından,
tapındığım yarım kalmış her şeyden
uzaklara yetişecek, bir hayat çiziyorum.
hayatın kendisine yetişemeyecek.


bir sarhoşluk halidir dünya.
biliyorum tadını.
güzel bir sarhoşluktur dünya.
inan bana
her şey biraz parayla ilgilidir bu yüzden,
ve biraz da erotizmle.
dünya biraz erotizm ve paradan ibarettir.
fantezilerimizi süsleyen.
inan bana

bir kuş uçtu pencerenden dünyaya
boşluğu tamamlayan nergisler soldu
bir çocuk uçtu.
bu cinayet düştü payımıza.
toprak ıslandı.
susmak düştü gecemize.
ben susmasını severim.
biliyor musun
bir anda susmasını.
şimdi susmasını.
kendinle konuşmasını.
ismimi yazarım her boşluğa bundan
ismini duymak şaşırtır seni, belki beni.
bilmiyorum
tanımadığın bir el sallanır belki sana da uzaklardan.
seni sımsıcak saran.
ve okşayan.

bilmiyorum
beni birkaç kadeh ölüm tutar belki ileride.
sana dönük bir tebessüme vaktim olmaz belki.
ıskalarım belki hayatı,
kaçırırım belki tüm kaçış anlarını.
ben tanıdıklarımı bir kafa selamına gömerim hep.
bilmiyorum
karşılaşırız belki daha sonra
ağlaşacak vakitte buluruz belki.
bilemiyorum
fotoğraflardan tamamlıyorum yüzünü
fotoğraflarını iade ediyor atmler.
biliyor musun
bankalar batsın devletler yıkılsın aşk ölsün.
seni yaşatırmış terk ettiğin her ev.
süslü bir hayale konarmış hep gönül.
terk ettiğin her sabah peşini bırakmazmış.
inanmak
aldatılmakla başlarmış,
aldanmakla belki.
kanını içmektir belki her kadehte
sunağından bir batıl inancın.
bilemiyorum

bir gün korkudan yana dönmüş bu gözlerimi
oyup avuçlarına bırakacağım.
uzun olacak artık gecelerimiz
yalanlarımız.
seni seviyorum
inan bana bunun ispatı yok.
şöyle daha çok sevebileceğim bir yere geç hemen.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yokuş

yeri geldiğinde, bilindik bir sese kulak kesilecek, yeri-göğü ağlayacağız. yarını yok bir bulut gibi bütün dertlerimizi dökeceğiz. yaslayıp kafamızı, dertsiz, tasasız mor leylakların dibine, türkülerimizle, kardeşçe yarınlara bir inançla... yarınlara bir selamla… birer karanfil düşecek avuçlarımıza böylece. sana, senin için, içten bir yemin daha; alacak gövdemizi güneş, alacak filinta bir güneş, yarınlara çıkaracak bizleri. nasırlı ellerine inandığımız bir işçi, yumuşacık, dokunacak hayallerimize ve kirine, pasına aldandığımız elleri, tutacak ellerimizden, tutacak, alacakaranlığında, masmavi sahillere çıkaracak bizleri. çığlıklarını bastıracak dünyanın, can havlini yaşatacak bizlere bir güdümlü iç çekişin. sana, senin için, içten bir yemindir işte bu; bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hatırlatacak, yokuşlara sevdalı bir papatya. yeminli birer ağız gibi susacağız elbette, bilindik bir hayatın gerçeğiyle. özüne kavuşmak...

istasyonda yalnız bir yolcu

ı.  unutmayayım diye avucuma karalıyorum acı hatıraları. ve yıkılsın diye duvarlarım, sokakların heyecanını dolduruyorum ceplerime. çoğul yalnızlıklardan uzak olacağıma, ey kara geceler; siz tanıksınız. şimdi, yangınlarda pişmiş bir sunağa varışım, dünya yalnızlığımın, kişisel bir eylemi. ıı. çoğalıyor aynalarda yüzüm. aynalar ki; rastgele manzaralar getirir seyrime. ellerim durmadan bir şiiri yazıyor. bir şiiri görüyor gözüm, manzarası aynı şiiri. gece olsun, gündüz olsun, fark etmiyor. ben, istasyonda yanlış bir yolcu, bekleyeni yok, yalnız bir yolcu.

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...