Ana içeriğe atla

Kayıtlar

herkes kendi dilinde ağlar

En son yayınlar

aslına sadık kalmak

  taşa benzer bir yanı ağır, çiçek açmaz, çürür, rüyasız bir gündüze dönüşür, ardından bilerek olur hatalar. şimdiden bambaşka yollar yürüyeceksin, sonra değişecek yüzün, gülüşün aynı yere varacaksın. bir gün eşitlenir aşk da. geçilmez yangınlardan sonraya yenilir sanırsın dünya. tükensin diyelim şimdi her şey, kuş olsan hani aşılamaz dağlar, upuzun yollar gitmekle. sevda diyelim tükensin son sözümüz olsun, varsın. yetmeyecek zaten ekmek, su yetmeyecek toprak, yetmeyecek gökyüzü, hatta nehirler, denizler. yetmeyecek nasılsa aşka. tükensin diyelim. aşk ehliyiz sevdiğimizi güzel eyleriz. bir ihtimaldir yaşarız aradığımızla bulduğumuzla benle, senle. yarın yine yaşanacak, yaşayacaksın fakat kimse varmayacak farkına. inanıyorum düzelecek yollar ve sevgiye doyacak çocuklar güzel çocuklar. inanıyorum sevgi bir ihtiyaç değil hâl hâli olacak, bir gün. yokuşlar yormayacak ve sevgiye doyacak çocuklar. kim bilir belki bir gün, aynı dili konuşuruz.

sonrası karanlık

sevdam yollar dolanır, dolanır, yorulur döner anayurduna. seni görürüm. güzel bir şeyler tutup çıkarırım çocukluğumdan. seni görmek için illa güzel bir şeyler tutup çıkarırım çocukluğumdan. ama yok sonrası karanlık. bekleme ışığını tüketme boşuna birden yağmura keser nasılsa bu gök. istersen beş yüz yıl yaşa, sevmeyi bilmedikten sonra her şey eksiktir. gör desen de görmez göğü, ve dağılacak bulutları, anlasam bir. ah keşke anlasam bir   anlatsam— kaybolur zaten, yiter bir kerede. zamanı değil hem kalbini boşaltan bu acı. kirli, paslı bir çivi. kurtulamazsın. kurtaramazsın. sevmek dediğim hem bir sürü şeydir zaten silahtır, kurşundur, eşkiyadır. vurur, yaralar. kimi zaman öldürür bazen. bazen dokunmaz sana. sen ölmüşsündür zaten. dönemeyecek kadar uzaklaşmışsındır.   geçmiş peşinde  geçmişin peşinde dolanan kara bulut uykularını bölen karabasan. güzelliğin bir anlamı da herkesin çirkin olmasından.   yakamadın o dağı. yenemedin içindeki sevdayı. fırtınalar ga...

geçecek on yıllar

  sözümü tuttuğum birine unutulmuş bir alfabeye yazılmış işte alt alta, tadil edilemeyen her şey, unutulur kırılmaya alışır kalbin. yarın yine, umut varedecek kendini ışıktan. diye yazar kutsal kitap. inanarak, inanacaksın. on yıllar geçecek sonra. kimsesiz kalacak yine ellerin. bulacak yerini boşluklar gündüze dönen gözlerin arayacak kendini aynalarda. bıraktı beni çoktan gündüzler şimdiden. teslim oldum. yenilmek bu yenilmek değil akşam olur herkes evine döner neden bu acelem. birbirimizi anlayamıyorsak, unutamıyorsak neye yarayacak şimdi susmak. gölgeli düşler, yarın geceye kalmayacak endişeler serin bir yaz akşamı kavuşmayacaksa sevdalar neye yarayacak şimdi salıncakta minder, dalında incir. bir gün sürükleyecek rüzgâr bizi de ondandır bırak yalnız kalsın, saksıda limon ağacı, sümbüller, fırtınalar. şans pazarım yanıldım diyelim. yanıldım yine. cevapsızlık çağım hayattan ibaret sessizlik, karanlıkta büyür sessizlik kötülük olur. iyilik olsun, bir kerede iyilikten dönsün diye dü...

hepsi bu

ı. hayatı anlamak ve biraz soluklanabilmek için, açtığımız parantezler ve biraz toprak, şimşek boranlar fırtınalar hikâyedir anlatılan. seninle dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir mutluluk. bu hikâyeye dahil olabilmek için söylenen söz hepsi bu. ıı. senin peşinden dünyanın sonuna gelirim. senin peşinden biliyorsun, ama biliyorsun akıllı bir deliyim ben. uysalım, bu sevgiye değer. hani susacaktık, uzun sürecekti. yetmeyen ne bize ekmek, su, hürriyet -sevda. denemiş ve yanılmış ve sevdaya yenilmiş. hepsi bu. ııı. sen hayatları sayardın ben yansımandan seni, kaç kopyasını biriktirdim içimde. belirsizliği tüket yak bütün mumları tersine, bir dilek daha tut. yanılt yine tüm ihtimalleri tek kelime etme. -sus ıv. sen beni sevmedin ya isa çarmıhta tükendi acıları. sonra bir şiir yazdın, dedin ki bu şiir tutsun seni eve götürsün. sen yazdın diye yıldız kaymaz gökten, sen yazdın diye gönlün düşmez telaşa. -dönerim eve. hepsi bu. v. burada duramam, geri dönemem. şimdi tamamlıyorum lafları...

böyle buyurdu yol

bir yol çizemem kendime bende kalırsan şimdi – yolumu bulamam. yalanlar büyür ağzımda, söylesem çığ olur. şimdi seni öpsem, gelecek bir çırpıda hallolur. şimdi seni öpersem eğer, bir yüzyıl kaybolur ellerinde. yani, şimdiyle ilgili çözmemiz gerekenler var. gitmelisin. böyle buyurdu yol. beklersin, beklersin – bir yanlış durak ömrün. beklersin. sonsuz son şanslar kalbin. ben unuturum. kin benim harcım değil. geçti o bilmemelerin yaşı.

direniyorum

  ı. yazsın bir duvarına da dünyanın, yazının icadından sonra kırıldı kalbim. nedir bu böyle birbirimize ettiğimiz bıçaklar bilediğimiz. bıraksam solacak, bıraksam, kopacak ipleri bıraksam yere çakılacak gök. ıı. su çoktan aştı boyumu, dağlar vuruldu, kaldı geride günler. geçmiş, hüzünlü bir akşam, kaldı o günlerde yaşanır günler ve gelir sonu ömrün. ki dağlara yaşanacak günlere inanıyorum ben hâlâ. ııı. geceler uzar gider bir ses duyulur bir ses çoktan unutulmuş. bir anlamı var mıdır şimdi sevmenin, sevilmenin, aşkın neyi değiştirir söylemek, yanmak unutmak. ıv. bir elveda meselesi bu geçmişte kalmış kalması gerekmiş. kirli camların önünde dizili tüm erlerim, yarını bulamazsın bir daha. sana üzülmek istemiyorum değiştir manzaranı nolur. üzülmek istemiyorum sana yarın yeni bir ad bul kendine. v. yarın özgürüz bugün geçti çoktan üzülemezsin. ne varsa yarın da var yarınını bul çabuk. su bardakta ölür. sevda düşmez payımıza. çözülür dili kavuşur engine yaşanır günler ve sonu gelir ö...

yazık olur aşka

  bu son olsun diyeceksin dün bitsin kalsın yine kavuşmalar yarım bu son olsun diyeceksin. tükendiği yerden tutuşur yangın, kırıldığı yerden kanar herkes böyle başladı bir kere tarih. entrikadan ibaret aşk, yalandan her sevi, aşka yazık olur demedilerdi. biraz daha bulanacak su susacaksın. sessizlik büyüyecek, deniz büyüyecek kaybolacaksın. ve sonra yağmalanacak yazık olacak aşka.

o ağustosta kaldı yaz

  bak kolaymış değil mi unutmakta ölmekte uzak olmak bir sürü kelimeymiş üst üste yığılı sarılınca kendine geçer. bir gün bu yara tamamlar kendini adını bulur. kalmadı gündüzleri sana işçi pazarlarının. bahar rüzgârı sustu kalmadı sana sevi. bitti tükendi günlerinde bir suçu yok hem savrulmak biz bize yetmiyor. kırılınca kalp çıkmıyor çıt. yine ışıklar karanlıkta tüter bir duman içimde yarınları yitirir güz. kessen akmaz kanım kessen küsmez dalım bahara. o ağustosta kaldı yaz vazgeçecek yaşı geçtik. o ağustosta kaldı yas dönecek evimiz yok artık.

hüznün pazar sabahları

  ı. kaldırmış mezarını anam, hurçlara. kan bulaşmış dilime bir kere, değiştirsem de aynı lanet aynı ağıt. önce gökyüzünü vurdular, hasretin özsuyu yürüdü geceye yıkıldı bentleri yasakların sevdan artık hükümsüzdür, dolaşır damarlarımda. yanık kokuyor günler. dilimin ucu uyuşmuş. hem konuşacak kadar üzülmedim ki hiç neyini dillendireyim. aynı memeden emdik sütü, dedim ya biz seninle, düşman değiliz ama dostta kalamayız. ıı. ıslak bir minder, gecenin hasreti. ağlamış gök, berrak bir göz asmış suratına. matem bitti eridi mumlar aynı rüyanın devamı bu lütuf bu, arasında karbon kağıdı olmadan her sevi birer aldatıdır. gerçeğin birebir aynı, birebir kopyası. tozlanmış mezarının mermeri silsem de geçmez aynı lanet, aynı karayazı. kabuk bağlamaz, soğumaz bir yara yaşamak. iyi belle bunu. ııı. işlemeli mendiller de kanar kanayan bir gözyaşı gibi. yağmur ıslatmaz, rüzgar dağıtamaz artık ölü saçlarını. düştüğün toprak seni bana vermez. kuşsundur. ölmüşsündür, kim tutar yasını.

dışarıda hayat denen bir şey var

  ı. toprak yürür, şafaklar yürür sevdamla bir, köpürür dağlar, yüreğim bir tufandır patlar, kopar sarpları, kopar et parçaları alır şeklini sevdam. bahar kokuyor yanakların, açmış taze nergisler. zehr’e benzer bir yanı var dudaklarının, öpsen uçurumlara bedel. bu bir başkaldırıdır, patlar bir isyan ağrısı, okyanusun büyür gitgide. ıı. bütün sokakları öptük, tümünden geçtik hüzünlerin. duygusal boşluklara dikkat edelim, tırmandığımız her basamakta. yitirmeden sesleri, hisleri veya her neyiyse. kaybetmeden bulalım derim kendimizi. ııı. hayat denen bir şey var, kesip atsan da içinden dışarıda hayat denen bir şey var. üst üste yığsan da bağlasan da gözleri düşmesin diye görmesin diye gerçeği, ne tutulur ne bırakılır bir karanlık. ve yine de, akıyor hayat.

bu geceyi öldür

  ı. dolanıyor gece ayaklarıma. sesim çıkmıyor, üstelemiyorum, bu gece içmeyeceğim. -bu geceyi öldür, bu geceyi affetme, intiharını ertele doğur kendini, kendinden. ıı. parmaklarımla çiziyorum sınırlarını vücudunun. bu taraf arındırılmış aşktan, gelip geçme diye bütün köprülerini yıkıyorum, dinamitle. -seneye aynı eylül, yine aynı bahar gelir, öperiz yanaklarından. ııı. akıyor gölgeleri, ağaçların, bölüyorum fotoğraflarını ikiye, sende kalsın yarım. yine sabah olacak ve sen, gider gibi yapacaksın. yastık yüzlerini değiştirmek, gelmeyecek içimden ruj lekelerin uçuşacak. kelebekler gibi. -göz görür katlanmaz gönül. yazı bekleriz yine, bitsin diye.

sıfır noktası

    ı. yaşamak uğruna, yaşadın diyelim, seni görmediler diyelim, ölümden ne farkın kaldı? şimdi karala bütün bunların üzerini. seninle yeni bir hayat yazacağız, yarısına hüzün, yarısına utanç, bir gariplik. hayatın başladığı yer, bittiği yerde, burası sıfır noktası alış buna. ıı. anahtarlarımı al, kalma kapıda. yarın ne olur belli değil. işin kötü tarafı, alışıyor olmak, uzaklaşıyor olmak ölümden. hem size uzaklığından bahsedecektim ölümün, unuttum. bitti. gerek var mı bu telaşa. ııı. seni ısıtan güneş, beni yakıyor. bunu belirtmek isterim. içimden geldi, sebep arama buna. ve gördün mü hiç, aynaların ardını? yansımadaki o çatlağı kalbinin. kırılacak yaşı çoktan geçtik. ıv. bize kalan, bir avuç sessizlik, kader. bu işte, dolduran kadehi. dudaklardan damlayan, göz yaşı. değecek mi sence yaşamaya. topla avucuna, içinde sakla. belki de, yaşamak, ölümü bekleyen kalbini hazırlamaktır, vedalara.

evin yolu

  defne'ye şimdi bir yarın düşü, koyuverecek kendini ellerine. yeni yüzler göreceksin hepsi tanıdık gelecek. bulacaksın kendini. döneceğin yer yine evin olacak. göreceksin, yalnızlığın çoğulunu. yaz bunu karanlık, kuytularına. bir evi terk eden, herkesi taşır yanında. bir kırık ezgidir şu silik ses, dolaşır, doldurur kalbin boşluklarını. doldurup coşturur. yasaklayıp ellerine, dokunacak utanacaksın yine. ulaşılmaz, söylenmez yerlerinde, yaşamı anlayacaksın. kendine bir tekrar uydurup, sürdür döngünü. her şey hayattan gelirdi, bir yerinde denk düşmüşsündür illaki -yaşamak üstündür ölümden. çünkü beslenir yaşamak ölümden.

çiçeksiz

  annemin saçlarına taktığım her çiçek güzelleşir. annem, geçiyor bu dünyadan, herkesten ve dönüp bakmıyor kimse. ölümse, düşecekse herkese, birlikte ölmeli. yaşamak dünyanın yüküdür şimdi, biner tepemize kalbim sende yorulmuşsun. taşınmaktan, savrulmaktan. sivrilt köşelerini. yaralarımı kanatarak süslemesini öğrendim. sırasıyla yaşamasını ölmesini, bir soytarı gibi eğlenmesini, çözemediğim bir şeyler var. geçiyor diye günler, haftalar peş peşe. yine de bir çocuk kadar aşığım hayata. yüzün güneşler görecek yine, aldırmayacaksın. akıp gidecek hayat. cılız bir ses yok olacak. buraya baksınlar hemen, herkesler.

inanmamıştın sen bana

  ı. inersin yokuşlarından, çıkarsın. bir yıldızın peşinde kaybolursun. geçersin bir şehri, geçersin sınırını, gizemlerin. yakan kurtulmaz yalandan. kaldırır atarsın, bütün taşlarını ceplerinden, dibi boyladıktan sonra. bütün jiletler, sana bilenmiş bir kere, sussan da akar kanın. ıı. yağmurlar götürmez kirlenir bereketli toprağın. seni susturan, ses seni susturan, yankı boğar bir çırpıda, çırpınan kalbini. ayrılıktan da bahsedemeyiz artık. çoktan gece oldu, hem solup gitti tadı. dudaklarımızdan. unutmaya nereden başlayacağız. ııı. şimdi uykulardan uyanıp belki de hiç, yok yere bir manzara aramak. yaşanmamış bir geceye düş kurmak. alacak mı öcünü. inan, bu dünya neyle dolar bilmiyorum. yer çekimine yenilir, gözyaşı. ilerler yolunda ılık ve ıslak. yine mutlu bitmeyecek filmin sonu.

sanadır

  ı. bekle çöle dönsün bahçen gözlerini koy karanlığa, kör olsun kalbin. göreceksin, geçecek yine ölüm, kelimelerden. duymaksız. ıı. belki de yankılanacak sesimiz sonsuz kez. bu uçurumda, gökte. geçsin on yıllar değil geçsin bin yıllar. unutulsun şarkısı, ağlaşı, ilkaşkların. biz yine burada olalım seninle ölmeksiz. ııı. yanlış yürünmüş yol, sapaya varıp tükenen. sevi yetisini yitirmiş bir düş bu bu rüyalar senindir, sanadır hep al benden. kurtulayım.   içimdeki şehrin telaşından, haberin yok ki. nasıl anlatayım. o hakkedilmiş ithaflar yerini yadırgar. şimdi sana nelerden bahsedeyim.

eylül türküsü

  ı. kimse gelmeyecek, kapatabilirsin ışıkları. kilitle kalbinin kapılarını. ben bir seven olmadım en azından, sevilen, özlenen. günler geçiyor, geçiyor her şey bana dokunmadan. hiçbir şey yerini bulamayacak en azından. kimse gelmeyecek, lüzumu yok soldurabilirsin çiçeklerini artık. ıı. her duygunun, bir yeri vardır adı konmamış bir boşluğu. kazananı yoktur bu savaşın gideni de kalanı da kaybeder. kalan biraz daha kaybeder. doğrusu yoktur, birazı yarımdır. kararlı bir gönül yangını veya herkese istediğini vererek çekilmek bir kenara. kör bir bıçakla, seni çıkarmaya çalıştım, kalbimden. halıya damlayan kan kimin umurunda. ııı. insanlar birleşe birleşe parçalanırmış. koşarak kavuşamayanlar, kaçarak ayrılır. veda etmesini bilmeyenlerin ödülüdür, sevgisizlik. içimdeki boşluklara çiçekler ektim, ne anlamı varsa, sabahları erken uyanmanın. marmara bulutlu bugün. son kuşları da göçüp gitti, eylül geldi. bu hatıra ziyadesiyle ömrünü tamamladı.

ölmez otu

  ı. içimde, hevesler paramparça. beni çağırıyor karanlık belki de geç kalınmış bir yolculuk vedasına gerek görülmemiş bir serüven. gidiyorum. belkisi yok böylesi daha iyi. ıı. kendime çelmeler takıyorum boyuna, kimse yüzüme bakmasın diye. perdeler çekiyorum aynalara. acı veren yaşıyor olmak değil mi zaten. tanrım, altı günde yarattığın dünyayı bir günde yıktım kimse beni suçlamadı. acı veriyor yaşamak zaten. ııı. kimsenin ölümünü görmeyeyim diye bağladım gözlerimi, sıkıca dostlarım beni bağışlar artık. keşfedilmedik bir yara kalmadı içeride. bütün surlarım yıkıldı. savaşım bu kadardı, sonunda bitti. ıv. güzel bir söz daha söylenir belki yerkürenin tüm köşelerini sarar yine sevgi ben göremem belki. yolun bittiği yerden, patikalar uzanıyordur artık sevgiye. yanılıyordur insan yaşadığına belki nereden biliyorsunuz.

gölgelerle konuşur

  ı . bir bulut kaplar yüzümü, yontup kalbimi insancıl bir şekil veririm. beğensinler diye. yollar aradım, sevilmemiş olmanın verdiği yırtıcılıkla. yollarım hep aynı güze çıkıyorken. ıı. akşam oldu çoktan, herkes bir cenazeyi bekliyor sanki, siyahlarını çekmiş yüzüne. insan oğlu sever büyük konuşmayı, derim hep senden başkasını seversem ölürüm yaşıyorum hala kimseye dokunmadan. bahar geçti. gelmeyeceksin, gelemeyeceksin belki. ııı. dimdik yürüdüm karanlığında. gecenin sonuna bir buse, ayrılırken bir veda, söylenmemiş bir söz, bıraktım ardıma. onu büyüt, senle yaşayıp, ölsün. ıv. haberin olmadan mutlu oldum. haberin olmadan mutlu olmak o kadar acıydı ki. pişman olursun umarım bir gün. seni sevmeme izin verdiğin için. bende ölümler bitti Hacer.

geç olmadan

  ı. gel şöyle uzan yanı başıma. bırak kavgayı yarına kalsın, konuşmayıver, tut ellerimden düşmeden. ağlamayı bilmesin gözlerin n’olur ki söylenmese bile güzel sözler seni seviyorum demenin başka yolları da vardır. geç olamadan gel aklıma. ıı. sanki uzak her şey, uzağında denizin göğün. sanki kıyamet; sonu gelmeye yakın her aşkın. özlemeksiz gülmeksiz yurtsuz kırmızı bir göğün altında ölmeksiz. geç olmadan gel yanıma. ııı. gönlü olsun gönlü olsun herkesin şişede boynu bükük kalmasın yarım şarabın, yarım kalmasın ayrılıklar, yarım kalmasın hevesler. biraz da günü anlayıp, büyük laflar edebilelim. görelim diye mi gözler sahiden kavuşmaksız yarınları. geç olmadan gör beni. ıv. eskiden inanırdım ölüme. bitime ve her  inada. şimdi kalkıp bu içimden uzaklara hicret eden kimler. bilirler mi allahın bile en derin uykularında kim bilir kim kimlerin hakkına girmiştir. işte bundan bu saatler günün iyi saatleridir. kan akıtmaya ve şarap içmeye yarar.

dağılma

ı. ince sisten bir tül kapamış şehrin gözlerini ayıba unutturmaya yetmemiş yine içtiklerim, kafama koyduklarım yumruğumu taş ettiklerim ıı. yeni bir yıl başlasın ufuksuz bir gece çocuklarım dönsün çocuklarım gülsün ve doğrudan kavuşsun artık tüm sevdalar yerkürenin bahar vakti gelende tohum döksün tüm acılarımız ardına bakmayalım yürüdüğümüz patikaların koynunda biber çiçekleri kalsın gözlerinde göklerin zinciri büyüsün dağları yıkan bir hüküm türküsüdür söylediğim faşizme direnen senin bir lafına gücenen el kapıları kapansın ve acı şarabın hatırı kalsın ağzımızda ııı. ben bir yokuşum bir yere varmayan yorma kendini demeliydim başında aşk bitti diyelim dünyanın sonu gelmese de yine arardım seni yine gücüm olsaydı bulamasam da beş yüz yıl bin beş yüz yıl

telaşın adı

  hacer'e ı. gülistanımın yabani gülü, sevdamın diğer adı, seninle milattan kalma bir nazar çiçeğini solduruşumuz, vakitsiz ve yalın. tertemiz. sonsuz kez ilk öpüşlerin güzelliğinde. güpgüzel, dokunulası ve bozulası. akışı bir ırmağın göğsünden yangın tarlalarına, bereketli ve hırçın. ıı. dudağımın kenarında filizlenen çiçekten, sen sorumlusun, göğsümde tüten yanıktan. sana varışım vazgeçip her şeylerden. sonsuz kez öpüşüm seni, dudaklarından. bir çeşme başında yıkayıp alev alev avuçlarımı, yangınını tadışım gözlerinden. hayat bulsun şimdi tüm iyi niyetler. bahar yine avuçlarından gelecek biliyorum ııı. bir rüya, süslüyor gülistanımı yüzü, yürüdüğü yolları kuşlar konası ve sonsuzluk. bir türkü sarar yerkürenin uçurumlarını. bir çiçek uzanır, tutar elimi. koşarım sana dönülmez yollardan. bütün ipleri tuttum sende düğümledim, bu telaşın adını sen koydum. güzel bir göğün altında görmüşler seni, öyle duydum, gülerken. saksıda sardunyaları sularken. parçalarken, gönlündeki narı. güzel...

bilmemelerin yaşı

  ı. bütün güzel günlerin sonu, bir çırpıda geldi. zemheri çöktü yüreğimin orta yerine. dallarını sardı bahar, o ulu sevdadan çınarın. saçlarıma beyazlar doldu, yollarım yoruldu, bitti bütün savaşlarım ve kaybettim ben. şiirin şimdi en zor yeri, kaybetmek kendini ve bazen kendini affetmek suçunu işlemek kendi başına. ıı. ismini hatırlayamadığım bir çocuğun, yüzü beliriyor gözlerinde. yüzün, aşksız geçirilmiş bir koca kış. gölgesiz bir yaşamı seçişin, söyle kaç hayat eder şimdi. artık hava erken kararıyor. beyazında bir renk olduğu anlaşılıyor. ben sana, senin kendine güvendiğin kadar güvenebilirim, istersen. ve zaman değil ben koparıp içimden sana verebilirim, yaşamak çiçeğini. yoksa insan her yere bakıyor, hiçbir şey görmüyor. aşkı bilmiyor, geçiyor zaman. ııı. eksile eksile kaldım bu kadar. bak kaldım bu kadar. anla işte tamamla beni kendine. perdeyi aralayan rüzgâr, bir yol açsın bana nolursun. yüzünü eskitse zaman, ben yine tanırım seni inan gülüşünden. yine gelirim hiç git...

kendini martı sanan karga

  ı. sana anlatamazdım biliyordum, anlardın, ağlardım duymazdın. yensem kendimi ilkin, sana dönerdim yüzümü belki. heveslerimi yıkıp sana gelirdim yine. sana kurduğum tek cümlem yok artık benim. ne iyisin bana ne kötü, affedecek, küsecek bir yanın yok. yaşamak bulaştı elime yüzüme. gökyüzü çoktan gece oldu. aklım kim bilir hangi çıkmazda. sevdiğin çiçeği bile hatırlamıyorum artık, ben ki çiçekleri hep sularım. ben karanlığıma alıştım. başka bir karanlık aldatır beni, hep böyleydi. hep eksik. sana bakamam, seni göremem mümkündür. ıı. içimde yarım kalan bir fırtına, yenilmiş bir şehirden halâ öç alma telaşında. yeteri kadar ölüm görmüş bir ağıt, kilitlemeye yetiyor gözleri. yeteri kadar yalnız kalmış bir kalp, kirletmeye yetiyor her hevesi. ııı. tövbe ediyor yalnızlık, artık yakmayacak canımı. alıştıra alıştıra gündüze çıkaracak gözlerimi, saçlarımı okşayıp. tutup tutup bıraktığım kalbim, iyileş diye sen, sana bu veda buseleri. ıv. tekinsiz patikalarda bir gezginim ben, pişmanım, y...

yalan atlası

  ı. gözlerini çizeceğim ilkin gözlerime. uyuyup uyandığın, bir hayale bir ömür sığdıracağım. hep güzel bir yanın kalacak, geçmiş günlerde hatırlayacaksın tadını dudaklarımın. ıı. ben ölüyordum. bilmiyordum böyle olacağını. yalanı bıraktım alkolü azalttım, seni gördüm, unuttum geç kaldığımı bir yaza. ııı. belki hoş değildir yalanın da gönlü. sağırdır duymazdır etmezdir belki. sen yine de kapıl yaşa en güzel yaşını. ıv. gidecek bir yerim olmadı benim kal diyenim. senin saçlarını okşayan rüzgâr, beni koparıyor yeşerdiğim topraktan. ve ben otuz oluyorum hiçbir şeyin yerini değiştirmeden. v. bu bıçakları etime dayayan ben değilsem kim kanım akıyor sebepsiz. canımı sıkan ben değilsem bu gidenler kim bu yağmurları yağdıran kim yalnızlıkları, yakınlıkları hiçe sayan. bu delilik hâlini sürdüren uzunca bu yolları gidip gidip dönen, ben değilsem eğer kim neden hikayeler hep aynı sonla bitmez neden ölüm aynı uzaklıkta gülmez herkese!

seninle güzel bir ağustos

  geç öğrendim mutsuzluğu, vazgeçmenin ulaşmaktan zor olduğunu, ve unutmanın iyileşmek olmadığını. beni bulurlar, beni sakla beni vururlar, sen vur. bir ölüm çiçeği açar dudaklarının kenarından ve gülümser, solup gitmenin eşlikçisi. ulaşılmaz bir sakinlik oluverir o gün dudaklarından akan nehir. sahipsiz bir çığlık yırtınca sessizliği akıverir sebepsizce yüreğime. bekleyişi ömrümün. ölümden bana kalan yıkılmış şehirlerden, umutlar, yarınlar içi boşalan şişeler, huysuzluk. uykuya açılır her kapı sonsuz. nemli burnunu çeken bir kedinin, aldanıp soluğuna, yaşamı kucaklayışım yalnızlığımdan sıkılıp. dağ utanır, taş utanır aşk bir kez daha hüküm sürer. bütün dünya yenilir tatlı bir tebessüme. tarifi yok gözlerinin, tarifi yok, bende kurşun sekmez bir gecenin kelimelerin bittiği bir hayal bittiğimiz bir sancı. asıyor gece sebepsiz, yüzüme kendini. yolunu kaybeden bütün yeminler, yalnızlığa varıyor artık. parlayan her yıldızı gözlerine yerleştirmek isterdim. inanmadığın her gülüşü suratın...

ayrılık

  parçalanmış bir gökten, paramparça bir göğe göçüyor güz kuşları. bitiyor yaz, ilkaşklar, çocukluk. ı. bir hikâyenin bitimindeyim dağ başıyım yaşını almış bir çınar gövdem. rakı masasında unutulmuş bir kadeh kadar hayattayım. lâl bir acı kuşatır ve kaybeder rengini dilim. acımaksa bu acındırmak ben sarhoşken bir başka çirkinimdir doğru bu. bir başka çocuğumdur severken bir çiçeği. ıı. sancılı bir düş doğrultur beni kanı akıtılan bir söz yarınlara çıkarır beni. kırılır çemberi sevgimin. yenilir şimdi gönül tahtımın tüm padişahları. bana yine hatırlatır bunu bu dünya vazgeçişlerini kalbimden. içimde eriyip tükendi tüm mumlarım. terk etti aydınlığım beni bitti telaşları dünün, bugünün ve yarınlarım şimdiden yorgun dünümden. ııı. yolu cehennemden geçer her sevginin. aynalar yalan söyler. ithafsız bir düz yazı yazılır mermerine vicdanların. solar rengi güneşinde bir gün. yorar senide elbet vazgeçtiğin bir hayal, gündüzlere çıkarırken geceni. bir gün yeniden sevdaya bulanacak ellerin,...

kader kışı

  Çağla'ya kalbinin koridorları karanlık, yürüdüğüm yalnızlık bu. sana uzaklaşmakmış sana hayaller yeşertmekmiş ki sen gözlerini eski bir hayalde unutmuşsun. hayaliyle kurulan yarınlarda, mezarını kazıyor şimdi. değmediği yerleri gözlerinin. yaşamak kıl payıdır gözlerinde, gözlerini saklayıp soldurmak yüreğini. sonsuzluğa karşı söylenmemiş sözler biriktirmekmiş şimdi, dilinin ucu. şiirmiş, anıymış, yaşamakmış uğraşların uğraşlarıymış… saçlarını yatırıp dizlerime izlemekmiş geleceği, geçmişi ana rahminden bugüne. denk geldiğimiz harikaları unutmak, yaşamakmış yaşadığımıza inandırmak kendimizi, kendini unutturmaya denkmiş. bütün yollardan geçtim, sana varmak sandım. ihanetlerle yazılmış bir tarihi sana varmak sandım. suçsuz bir geceyi affetmek, yanılgım ölümlerden gelir ve ölümlere gider ancak. aşkı ve intikamı affet benim için, ruhunu tüketen bir girdaptır umut. yaşadıkça çoğalır ve biter ve kaybedersin. kırıldıkça sana benzer ve unutulur kaçtığın her şey sana dönüşür ve kandırır gü...

yalnızlık türküsü

  Okan'a ı. bu dünya kir, yolu yokuş, sokakları çıkmaz. gündüzleri bir ağrı, gecelerin yollarına taş, kuş konmaz dalları kırılmış bir söğüt hayali. geçti, dündü, hayat yalandan yanaydı. yangınlar bir sana mıydı hep yatağın sana kalan yanı buz. sönen günler bana mıydı bir ıı. hatıraları karanlıkta bıraktın karanlık bulaştı ellerine, yüzüne. aydınlıkta kalmak, neye yaradı kaybetmek sana mıydı sandın hep kimse bize bu karanlıktan bahsetmemişti aydınlığımız hileliydi hep, bize yarınlar çabucak gelmedi, geceleri rahatlıkla, gündüzleri beladan uzak. aylaklıkta bir öğlen uykusu sırt üstü, uzak. gözlerimiz parlamaz küçük tebessümden uzak hep dudaklarımız. yeni bir acı yüklen. çek kürek kemiğini kalbimden. kaldır tüm kuşatmalarını gözlerimden. ihtimalleri yen, hayatı kaybet, yanaş gözlerime gör beni de. gör ayaktayken hayallerim söyleniyorken türküm. ııı. dünyaları sığdıracağım bir kalbi paramparça ettim. elimden tutan olsa dünyayı yakardım. kendimi vurup seni suçluyorum bu yüzden. dünya ...

kara

  ı. sen yine de aldırma, gün biter serçeleri susar dallarında baharın, salkımların. hasreti yen dön evine. sus, küs, bitir yine de sessizliğine yenilme, kalbimin soluşu bundan değil. aklımın yitişi. gecesi biter bir gün hayatın ardılı tükenir. gün hala gökyüzü, hala yerdeniz. yalnızlığı kabullenesi tılsımların kara yazılmış talihi. kıvrılıp göğsünde uyunulası, sevginin ilk öpüşleri hâlâ. gökyüzünden yere çakılacak güneş bir gün. yaşamasını bil önce. ıı. seni bir gün kaybedeceğim, bir gün ansızın bulduğum gibi. seni hep arayacağım yine, hiç bulmamış gibi. bir gün sen doğmayacaksın. ben doğuracağım seni, sarıp sarmalayıp, alıp meydan meydan, ben doğuracağım seni. sevgi vereceğim sana. çıkartıp yüreğimi yerinden tutuşturacağım avuçlarına. ııı. sen yine de aldırma, kavuşur her uçurum kavuşur her dudak ölümüne. kırılır bu talih bozulur kara doğar yine toprak topraktan.

gülünç

  ı. ruhun öpüşür başka ruhlarla, ellerin dokunur başka göğüslere. aşktan sarhoşken bütün yolları yürürsün de kimsesiz kaldığın sabahlara uyanamazsın. acıyı tadar bir gün ellerin, ellerin günaha bulanır. gözlerini nereye koysan kaybeder masumiyetini. ıı. kendime alışamadım hâlâ. geceden kalma bir yer yatağıyım, yerini yadırgayan bir yorgan gibi gece uykusuzluklarını saklayan. karanlıkta kalmış bir yüzüm unutulmuş bir gülünç, bundan sonrasına bundan sonrası, inkâr bana. ııı. ne bereketsiz eller, ne bereketsiz eller. papatyaları küstüren eller, bir sevgi ihtimalini dalında solduran. bir muhtaca alışık eller. bu selin anamı yok bu şiirin faydası yok dolsun havuzu gözyaşlarının, acıyla açılsın gözlerim, dolsun ve kırılsın kalbin acıyla. ıv. içimde hiçbir şeyin telaşı. içimde nereye koysam dolmaz, bir sevda. nereye gittiğini bilmiyorsan, bütün durakları yanlıştır sana. karanlığa gözlerini yumsan da fark etmez artık. v. seni görmeyi, duymayı sana dokunmayı çıkardım aklımdan. seni, ç...

merhaba

  ı. havva ile adem, sen ve ben olsak. hiç üremesek ve kirlenmese gerçek bizim için. yaşanmasa çağlar yağmalanmasa sevda ve birden kurulmasa devletler. konuşmasa bir daha gözlerim kimselerle. ıı. birazdan tutuşur dağlar. tutuşur her sevmek. diyelim ki kanun kaçağıyım, ben, seni sevdim diyelim, gördüm ve sevdim diyelim. gözlerine bakınca unutacağım yine. bütün kelimelerden vazgeçeceğim ve kabulleneceğim sensiz sabahları. bütün yollardan geçen, bütün aşklar bir deliliği doğurur büyütür çıkartır karşıma. yasa bürünür yine ellerin, inatla yeni birini arar gözlerin. baktığın yerdedir marifet diyelim, baktığın yerdedir hayat, güzel bir geceden geç, güzel bir yer tut ve dans et. bütün tenler kayıp gidiyorken ellerimden. ııı. bir olasılık var. düşünmez olayım diyorum. aşkı tatsın ayrılığı, acıyı tatsın diyorum. kalbimi bir bilinmeze emanet ediyorum. küçüldükçe küçüleyim içine çeksin beni de hayat. öyle olağandır ki sevda. öyle alışkan. bir dere gibi akardı kalbimden yosunları inc...

dünyanın orta yerinde

                          ı. bir borç gibi kalır omuzlarımda, sonrasına gitmelerin yükü, sancılı bir tebessümle. tutuşmuş bir kalbi, nasıl öper insan. öper gibi başka dudakları. ıı. hep akşam üzeri oluyor gözlerin. bütün aşkları hükmen mağlup kılıyor ilk terkin, bu hüznü. sınırını aşan her sevgi genele tabidir, bu yüzden, tutuşunca ya hep beraber tutuşmalı ya da susulmalı göz göze. ııı. bütün yanlış yollar bana çıkıyor sanırdım. doğrusunu bulamadığım her sözcük senin saydım. artık gece, sana eş. birazda buna kalksın her kadehimiz. gör beni diye,  çivileyemem acılarımı çarmıha. ıv. dünyanın orta yerinde biz. bir teselli bulalım şimdi, mucizelerden uzak. kimselere dokunmasın. bir nehre rengimizi verelim, kendimize kavgalar uyduralım. kendimize kırgınlıklar ve gerçekler yaşayıp unutuluşlar. v. benim artık güzel bir yalanım var. parçalanmış bir kalbin yalanı da doğrusu da birdir. uzadıkça vedalar, uzuyor yalanlar sonr...

hiçbir şeyin felsefesi

ı. kalbim bir mezarlık sanki, her unutuluşa birer karanfil bırakıyor incitmeden ruhumu. yabani otlarını yolar gibi yoluyor saçlarımı zaman. ayıklıyor bütün anılarımı. ayıklıyor bütün herkesi anılardan. yarım kalanları yokoluşla tamamlıyorum. artık acele etmiyorum yapraklarımı dökmek için suya. bu yalnızlık çoğalmıyor azalmıyor veya kırılmıyor. çabalamayı, direnmeyi bıraktı yüzüm zamana. özlemi al benden hadi bu bekleyişi, bu gözleri, nefesi. ehlîleşti ellerim biliyorum dolanmaz artık saçlarına. ıı. her nefeste çatırdayan kimsesiz gök yağmurlar yağdırsın avuçlara, boşaltsın tüm sokakları, zincirlere vurulsun ayrılıklar, düşsün bütün kutsalları şehrin, yağmalansın artık bu aşk ve yerini bulsun tüm kırgınlıklar. ııı. cenaze mevsimi bu. rüzgarları essin, köpek ıslıklarıyla dokunsun tüm tenlere. üşütsün ellerimizi, savursun yapraklarını ve unutulanlarını uğurlayalım artık sonsuza sonbaharın.

ilk yağmur

aniden bir yağmur başlar, sen beni elbet unutursun. bahar iner tüm sokaklarına yürüdüğün şehrin. bütün çığlıkları diner trafiğin yetişecek bir uzaklığım kalmaz benim. bütün cinnet anları, tatlı bir tebessüm olup birikir yüzümde. kelimelerin sığlığından nefesim daralır. soğutur gözlerimdeki harı artık konuştuğum duvarlar. ve evine döner bütün yorgunluklar acıların adı konur, sıraya dizilir, ve yerleşir tadı dudaklara. dünya bu, yaşamak bu geriye kalanların çaresi yoktur. senenin ilk yağmuru düşer sokaklara, sen beni çabuk unutursun. radyodan şarkın duyulur. bana son bir şans verilir yine harcarım bütün olmamışlık ihtimallerini günü gelecek ve yitik bir sevda gibi yüreğim tertemiz olacak. bir bulut kaçacak gözüme, tüm gök beyaza bulanacak. bütün yalanlar bağışlanacak. bütün terkler af bulacak ve bir gün yine herkes hatırlanacak.

süreç

sevmelerin suç sayıldığı yerde kırgınlıklar mübahtır ı. bizi yalnızlıklar karşılar her masada ve yalnızlıklar ağırlar büyülü beyaz bir yemek masasının etrafında. ve yalnızlıklar bir kerede çekilmezler köşelerine, birer ayrılık çizerler, bütün ihtimalleri çizerler. bu kaosta hiç denk gelmemişiz biz. bir pazar yeri telaşesinde. ağlamalar dinsin, fırtına dinsin, pazar yerleri hele bir dağılsın, çekip gidelim bu aşktan kusmuklar saçan çöplükten, evimizden o zaman. bir zaman sonra koparırız köklerimizi zaten toprağımızdan, suyumuzdan ve sevdamızdan. ıı. bir gün çekilir ruhu aşkların, askıda yaşayan bütün bedenlerden. seni o gün alıp kaçıracağım buralardan. hiç görmediğin bir gelecek olacak bu. boğazlayalım o gün işte tüm iyi sözleri arkasına gizlenen her şeyleri. kötü günlerinizde iyi günlerinizde sizde kalsın, istemem. dünya bir hastalık halidir. aynı güne milyon kere uyanırsın. hep uyanırsın. aynı elleri milyon kere öpüp merhamet beklersin. sana bu yolları yürüten şey neyse her gün ayn...

dilek

kangren olsun bu kalp. değmesin bir daha kimseye bütün sevmelerin çağı geçsin hele görünsün o zaman; kötülüğü devirip gözlerini, her şeye susan tüm dudakların. sönsün son volkanı gönlümün, eve dönüşümüzün bilmem kaçıncı yılı dolsun. ve tüm şeffaflıklar kana döksün, masumiyetini. bu yenilginin sonu, ilk sonu bir kez daha kutlu olsun. yarın berrak bir gün olacak, söz sergen ölümler tasarlanıp başlanan ve kutsanan günlere yasak tüm heyecanlar. uzaklara koşalım seninle, kendimizden uzaklara. bu ismi bırakmayalım sonsuza. saklayalım sandıklara. kundaklayalım gece yarılarını en derin uykularında. bir ziyaret dalına bağlayalım bir çaput, bir niyet. yeşermeyecek topraklara gömelim son kez. bir çocuk gibi yenisine ulaşana kadar, kırdığına ağlarmışız tüm kalplerin. sessiz bir gecede susmaları bilmezmişiz, kendine ağlamaları. yorulmaları. durmaları. kaçacak bir yer kalmadı, gücüm yok bundan sonraya. seni sevmeyi diledim. seni bulmayı istedim. en çokta kendimi unutmayı. aldığım her nefes hevesim...

geçmiş

sümbüller süslüyor şimdi kanayan yerlerinizi. geçmiş, ölü bedenlerin üzerinde hantal bir yük, geçmiş, nemli bir ağaç kökü derinlerde. hangi pınardan su içer şimdi, hangi toprakta filizlenir, neresinde isimleri, neresinde şimdi gölgeleri. kaç canım kaldı ki? kaçını daha güzel bir cehennem için harcarım? bilmiyorum, belki kör olurum, kahrolasım tutar. saatime bakacağım tutar da belki göremem. seni bekliyordum yıllardır derim, borcum buydu ve bitti dünya. ben sarhoşum yine dayarım ağzımı soluksuz yalanlara doyumsuz yalanlara. bir gün olsun da yan yana oluruz belki, aldan bu yalanlara belki bir gün kavuşur dudaklarımız, kavuşur ellerimiz. aldan buna, kan buna bir kere. severim herkesi seninle biraz bir gün. ama akıllanmam, ahtım olsun akıllanmam ben kötü biriyim ve kötü biriyim ben tarifsiz. sizin için dahasını yapabilirim isterseniz. tutulmamış sözler kadar muhtacım buna. bugüne kadar, hiç olmadığı kadar sana. kalbim bir karadelik gibi sevdiğim herkesi kaybediyor. biliyorum bir gün çat di...

ihtimaller

her sözcük birazda ölüme inat doğuyor. her sözcük devasa birer çığlığa dönüşüyor kulaklarımda. duymak istemiyorum inatla. bunu, bunu, bunu ve bunu yapma diye işaretliyor göğüs hizamda bir el, önüne bak sergen diyor bir çift göz, önüne bak sergen her kalp buruktur sürekli senden taraf. bir gün olacak, her şey bitecek, bittiği yerde olacağım. bir gün olacak her şey, bir gün hiçbir şey tertemiz. sözüm o olsun, seni karşılayacağım her şeye inat. dünyayı anlamak savaşına son verdim. bu yenilgi hakkımdı, bu yitip gitmek. şimdi bir sessiz sinema oyununu bitirmeye çalışıyor ellerim bir nefeslik boşlukta beni işaret ediyor ellerim sevişen bir çift gözden çekinerek. bir rüzgâra eğildi dallarım önceden hangi dipnota düşülecek bu gerçek. kim bilir şimdi hangi fırtınaları atlatacak yüreğim kim inanacak bu legal yalana. bir gün mızıkalardan yükselen bir cenaze marşıyla dansa kaldıracağım bütün yitik sevdaları. keşkeler denizinde, gelgitlerin yok etmesine razı olmuş bir gemiyim. gidecek yerim yok, ge...

adak

ı. kişisel bir hınca dönüşüyor seni sevmek avuçlarımda. ve kendini boğazlayan bir akasya fidanı, büyüyor avuçlarında. benim yorgunluktan gayrı ceplerimi dolduracak bir şeyciklerim kalmadı. anla beni nolur. dayanılmaz bir tırnak yırtıyor yüzünü gecenin acı bulanıyor iyi niyetler ırmağına. ve çoğaltıyor sanrıları. bir son çiz kendine sergen büyülü bir son. kendi ellerimizle boğduğumuz tüm ilkaşklara, büyülü bir adak. ıı. bir çocuk tutsun ellerimden, şimdi nolur, güneşlere çıkarsın yüzümü. hadi elmaları soymadan yiyelim. gözlerimizi bağlamadan yürüyelim tüm yolları, ilkaşkların sonsuz kaldırımlarında. güvercinler konsun saçlarıma. güvercinler konsun ak dallara. bu sigara bitsin yenisini yakalım hadi… ben bu sona seninle yürümem. ben bu derde düşmem sergen. git, seni üzenler düşsün. benim yorgunluğum, dostlarıma yüküm, benim yalnızlığım bitmez sergen. uzak ol benden. biraz oyalanıp ölünür bu dünyada. yarına bir gün saklamanın yararı yok.

bitmek üzerine

olmamış bir fotoğrafta olmamış bir tebessüm bu geç kalınmış bir yağmur veya gecikilmiş bir ölümün vedası bu. ı. sana seninle nasıl olunuru göstereceğim bir gün sana güzelim bileklerini kesmeden nasıl kelebeğe dönüşülürü… onu öğreteceğim bir gün. yanaklarındaki gülleri soldurmadan yaşamı yarınlara göğsünde bir yangınla nasıl çıkılırı sana kanlarımızdan birer hayat sunacağım bir gün yakamozunda dizlerinin. seni alıp götüren her şeye düşman olacağım bir gün kesin bilmiyorum. tek başına yaşanılır ölünür belki de. haklı bir susmak örter bir gün bütün yarına bırakılan günlerin üzerini usulca. biz sevgi istedik evet aşk istedik haklıydık. saymaktan çoktuk bir elin parmaklarını ve haklıydık. tekrarlanacak aşklar yaşadık, çoğu kez haklıydık ve karnımız doymadı selleri kesilmedi gözlerin. ıı. soluksuz yaşamak istiyorum baharı kaldırın bulutları göğümden artık kaldırın artık şu karanlığı göğsümden. büyük birer soru işareti bırakırdım hayatın olmadık yerlerine ben bir zamanlardı, g...

belki

  hiçbirinize dokunmadan kaldırımların kanına aldırmadan yürüdüm usulca kalabalıklardan, mızmız bir çocuk ağzıyla. yüreğimde yalnızlığın tadı hiçbir yere varmıyor hiçbir yere gitmiyorum artık ı. koynumdaki güzelliklere, avuçlarımda sönmekte olan kora, kırık dökük her şeye afili bir mezar kazıyorum gözlerinde. unutalım bu geçmişi hemen. sevdaları ıskalayalım. bir göç uyduralım sonsuza ve sonsuzluğa. ıı. şehrin ışıltılarından uzakta şehrin ölü gözleri; göz kırpar dururlar uzaklardan. çağırırlar bilinmedik bir sesle bizleri kırık camlarından bakmaya harabelerin. hadi takip edip ulaşalım kırık kalbine gecenenin biz ki sevgi dilenmedik mi herkes için beşiğinde sallanan bu gecelerden. biz aşk dilendik avuçlarımız terlerdi, ıslak dudaklar yalandan taraf olurdu. ııı. seni yendim diyelim. seni alt ettim. yenildim yine sana. dünyanın sonuna bir yolculuk borçlusun artık bana. ıv. antik bir totem bozulur kurallar icat olunur belki benim sana gelmeme engel konur yaprakları sav...

bilmiyorum

  acının tapınağından, tapındığım yarım kalmış her şeyden uzaklara yetişecek, bir hayat çiziyorum. hayatın kendisine yetişemeyecek. bir sarhoşluk halidir dünya. biliyorum tadını. güzel bir sarhoşluktur dünya. inan bana her şey biraz parayla ilgilidir bu yüzden, ve biraz da erotizmle. dünya biraz erotizm ve paradan ibarettir. fantezilerimizi süsleyen. inan bana bir kuş uçtu pencerenden dünyaya boşluğu tamamlayan nergisler soldu bir çocuk uçtu. bu cinayet düştü payımıza. toprak ıslandı. susmak düştü gecemize. ben susmasını severim. biliyor musun bir anda susmasını. şimdi susmasını. kendinle konuşmasını. ismimi yazarım her boşluğa bundan ismini duymak şaşırtır seni, belki beni. bilmiyorum tanımadığın bir el sallanır belki sana da uzaklardan. seni sımsıcak saran. ve okşayan. bilmiyorum beni birkaç kadeh ölüm tutar belki ileride. sana dönük bir tebessüme vaktim olmaz belki. ıskalarım belki hayatı, kaçırırım belki tüm kaçış anlarını. ben tanıdıklarımı bir kafa selamına gömerim hep. bil...